Partisiz Parlamenter Sistem Neden Gereklidir? // Türk İnsanlık Devrimi // Atatürk ruhu Önder Karaçay
Her seçimde kimi seçelim diye oylar yanlış tarafa gitmiyor mu? Gidiyor!
İşte yazıma böyle can alıcı bir soru ve tespitle başladım ki ne demek istediğimiz çok net anlaşılsın.
Böyle bir soru akla geliyorsa; orada bir seçeneksizlik söz konusudur. Yani kendini temsil edeni seçemiyorsun demektir.
O zaman asil sensen ve seçilen seni temsil için seçilmişse ve etmiyorsa, ettiğine de inanmıyor, bu seferde bunu deneyelim hep diyor ve yenilgi ile dayak diyorsak sorun sende kardeşim.
Neden diyenleri duyar gibiyim.
Çünkü; okumak, düşünmek ve fikir üreterek üretilen fikirle eyleme geçmeyen tüm toplumlarda tavukların yumurtası habersiz şekilde seni temsil edenler tarafında çalınır ve senin izin verdiğinin bile farkına varmaz. Sadece yakınır durursun. Yakınmak içinde sosyal medya gibi gaz alma ortamı yaparlar. Sadece psikolojik olarak rahatlamanın ötesine geçemezsiniz.
Öyleyse sorun ne? Sorun 12 Eylül ürünü Siyasi Partiler Yasasıdır ve 2002 yılında tüzüğünde yazmasına rağmen bu yasayı değiştirmeyen proje partisi ve buna 14 yıldır oy verenler ile bu projeye destek olan muhalefete oy verenlerdir.
Haklılar sandığa gitmeyenler ve gitse bile hiçbir siyasi partiye oy vermeyenlerdir.
Bu ne demektir?
Siyasi partiler diktalar tarafından yönetilmektedir. Kendilerini seçecek üyeleri kendileri belirler sonra parti içi demokrasi adına oyun oynanır kurultay oyunlarında rakipler ağır yenilgi alır ve dikta düzeni devam eder.
Siyasi partilerin tamamı bu diktayla yönetilen bir ülkede demokrasiden bahsedenin niyetinden şüphe etmeyenin niyetinden şüphe edilmelidir.
% 10 baraj rezaleti de zaten çok radikal görüşlerin meclise girip dikta sisteminin rahatsız edilmemesi içindir.
Son 35 yıldır biz kiminle içte ve dışta savaştığımızın farkına sanırım yazılarımı okuyanlar varmışlardır.
Geçmiş günlerde paylaştım. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı 21 Aralık 2015 tarihinde rahmetli oldu. Kendisi ülkemizin büyük sermayesi adına dünyanın gizli derin devletine üyeydi. Siyasi partilerden (Örneğin Atatürk’ün kurduğu yalnız Atatürk adına hiçbir fikrinin kalmadığı Cumhuriyet Halk Partisinden) bazılarını, bazı gazeteci ve iş adamlarını bu gizli dünya derin devletine davet ediyordu.
Soru; Türkiye Cumhuriyetinde Derin Devletin başı sermaye miydi? Değilse yukarıdaki paragrafta yazdığım rezaleti kim nasıl açıklayabilecek?
Açıklanacak bir durumu yoktur. Çare bellidir. Siyaset, sermaye ve din adına ülkemiz ve milletimizi bölüp parçalamak ve yönetmek için bir çete vardır. Ve bu çeteyi bir sırla 45 yıllık ömründe takip edip kitapla çökerten ve kitabıyla ilk kurşunu sıkarak Türk Milletiyle yürek meydanında vatanın ve milletimizin kurtarılması için Atatürk ruhu olarak yola koyulmuştur.
Macun tüpten boşalmıştır artık. O macun o tüpe geri girmez. Sonuna kadar bu çete temizlenecek.
Kitabım Mobbıng Bank Skandalbank’ın Skandalları Türk Fırtınası Atatürk’ün NUTUK sonrası yarım kalan İnsanlık Devrimini tamamlamak için bir sırla yazılmıştır.
Bu sırrın şiirlerini http://www.antoloji.com ve http://www.edebiyatdefteri.com ve benzeri sosyal ağlarda yazdım. Zaman zaman ihtiyaç olduğunda yine paylaşıyorum.
Çözüm nedir o zaman?
Çözüm Türk Milletinin kendi kendini yönetmesi için PARTİSİZ PARLAMENTER SİSTEM ile Türkiye Büyük Millet Meclisini seçmesi ve her ilden gelen vekillerle de bir kadın, bir erkek Türk Devlet Başkanlığı makamını temsil edecek iki adayı TBMM’si seçecek. Ayrıca Türk Devlet Başkanlığı makamına bağlı ve her hafta toplantı ile gündem için bakanlar ve bakanlar kurulu olacaktır. Bu kadar basittir.
Türk Milleti her gün siyaset konuşmak istemiyor ve bıktı. Çünkü dünün Başbakanı her gün bir gündem ile milletimizi oyalayarak yumurtaların çalınmasına yol açıyordu. Bugün yine sanki ülkede muhtarlarla görüşecek hiçbir kimse yokmuş gibi bilmem kaçıncı muhtarlar toplantısı gibi bir komedi yaşanmaktadır.
Bunun amacı da bellidir. Yalnız şu unutulmasın muhtarlar milletin oyunun sahibi değildir. Kendileri de millet tarafından seçilmiş olup, burada dönen kirli bir oyunun aleti olmamalıdırlar.
Sandık // Türk Devrimi Şiirleri // Önder Karaçay
| ||
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder