Siyasi Parti Başkanları Neden Diktatör Gibiler // Türk Devrimi Yazıları // Önder Karaçay

Siyasi Parti Başkanları Neden Diktatör Gibiler // Türk Devrimi Yazıları // Önder Karaçay
12 Eylül 1980 üçüncü dünya paylaşım savaşının başlangıç tarihidir.
Bitiş tarihi de 12 Eylül 2012 tarihidir.
Çünkü sermaye derin şer put para imparatorluğunun finans karakolu emperyalizmin finans adına ülkemizde Türk Bayrağının renklerini bankacılığın milli takımı diye halkı Güveninizin Eseri diye sırtından önce 12 Eylül 1980 darbesi ile askerler ve sermaye olarak Amerika’nın bizim çocuklar dediği ihanet 28 Şubat şer gömleği ihanetini yine bu derin devlet sermaye ihaneti ile bir asırlık varlıklarımızın iç edilmesi adına ihanet eden Akbank kendi ayaklarına kurşun sıkarak bu paylaşım savaşı yapılamadan bitmiştir.
Yaşananların anlamı elin kanlı kalanlar bellidir. Dünyanın gizli derin devleti adına silahlı ve düşman üreterek savaş ile kan ekonomisi Amerika, ve batı ülkelerinin tamamı ülkemizde sermaye ve siyasetle bulduğu ihanet şebekesiyle birlikte elleri kanlıdır.
Irak, Suriye, Libya, Filistin’de akan kanın sebebi bu şer şebekesi ve taşeronları sebebiyle akmıştır.
Siyasi parti liderleri 12 Eylül ürünü siyasi partiler yasası gereği hepsi diktatörlük yapmaktadırlar. Hepsi bu derin devlet şebekesinin emrindedir.
Bu sebeple 14 yıldır bu ülkede 28 Şubat şer gömleği giyenler hep kazanmış, hep halk kandırılmış, salıdan salıya ötenler halkın gazını alarak o makamları ihanet adına işgal etmişlerdir.
Parti başında değişiklik ya kasetle, ya da derin devlet sermaye çıkarlarına uygun biri olduğu zaman mümkün olabilmiştir.
Bu sebeple siyasi partilerin ömrü bitmiştir.
Mecliste olmayan bazı siyasi partiler bile birleşmek yerine siyasetin emrine girerek parçalı bir şekilde sürekli ihanetin kazanması için çaba harcamışlardır.
İktidar, muhalefet işgal altındadır.
14 yılda yapılan bütün seçimler şaibelidir.
Siyasi partiler yasası ve % 10 seçim barajı ile dokunulmazlık sözünü verip % 36 ile meclise taşınan ihanet nedense unutmuştur bunu.
Her yaptığı kendi işine ve derin devlet işine yaraması için yapılmıştır.
Küresel şirketlerin işgali altında bir ülkenin bu siyaset anlayışı ile huzur bulması mümkün değildir.
Bu sebeple halk devrimi ve siyasi partisiz parlamenter sistem şarttır.
Bundan sonra referandum dahil, seçim dahil Türk Devrimi gerçekleşmeden asla sandığa gidilmemelidir.
Halk gitmemeli ve bu rezilliği dünyaya ve insanlığa ancak bu yolla anlatabiliriz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder