by

19 Mayıs 1919 tarihi Türkiye Cumhuriyetinin Allah tarafından Mustafa Kemal gibi insanlığın son büyük insanı devrimcisine bir sırla verdiği ilahi rol ve güçtür.
“Kur’an-ı Kerim MUDDESSİR Suresi 30. ayeti Türkçe Kur’an meâl Yaşar Nuri Öztürk : (Üzerinde ondokuz vardır onun.)”
Bugün mahşer tufanı ve canlı helak sırrı nasıl 19 mucizesi ile gerçekleşti?
45 yıllık yaşamı bir sırla geçen bugün işsiz olduğu ve görevi gereği ihanet derin devlet sermayeye ve taşeronu siyasete iktidar ve muhalefet olarak hepsine asil olarak vekiller dünyada örneği olmayan ve bir ilki gerçekleştirerek kitap ile MUHTIRA vererek son MUHTIRA’yı Türk Milleti adına ülkesini ve milletini bir sırla nasıl kurtuluşun yolunu açtı.
16 ihanet sermayesinin bir bankası olan Akbank’ta sırrı gereği 16 yıl çalıştı, üç yıl evde işsiz kaldı ve kitabını Nuh’un gemisi gibi üç yılda bitirdi. Kitabın bittiği gün 29 Mayıs 2015 Fatih Sultan Mehmet hanın İstanbul’u fethettiği gündü. Ayrıca işsiz Önder Karaçay’ın aşkı İstanbul ile evlendiği gündü.
16 yıl banka çalışması + 3 yıl kitap yazmak = 19 Müddesir Suresi 30 ayet
Kitabın birinci aşaması Nuh tufanının başladığı Karadenizden başlayan suyun İstanbul Boğazını açmasıyla o tufan sonrası Anadolu dünyanın merkezi ve bu emanet Türklerin yurduydu.
Bir tufan daha kopacaktı. Bu tufan susuz olacak, öldürmeden canlı ölü yapacaktı zalimleri. Aynı zamanda sırrı gereği şair ve yazarlıkla uğraşan Önder Karaçay 19 Mayıs 2015 tarihinde aşağıdaki sır şiirle şifreyi aslında yazıyordu.
Bir Gemi Daha Kalkacak Anadolu’dan // Sır Mensur Şiirler // Önder Karaçay
“Bir gemi kalkmıştı biz zamanlar,
O gemi Bandırma gemisiydi…
Bandırma Anadolu’dur.
O gemi şimdi biraz su almıştır.
Yalnız su aldıranın da,
Su neden alıyor diyenin de,
Aynı olduğu bir çağda,
Bir gemi daha kalkacaktır.
Yeri ve zamanını bir yaratanın,
Bir de Türklerin bildiği yerden…”
O gemi Mobbing Bank Türk Fırtınası kitabıydı.
Kitap gemi sırrıyla 21 Aralık 2015 tarihinde en uzun gecede mahşer denizi denen sosyal fitne ve fesat ağına zalimleri ilahi ağa düşürmek için indi. Yüzdü günü ve saati geldi. 13-19 Ocak 2016 tarihinde 6 günde dünya mahşer tufanı ile ilk ruhuna kavuştu. Türkler dünyanın yönetimini tekrar o gece ele geçirdi. Çünkü Sabancı Holdingin amiral gemisinin itibarını emperyalizmin finans karakolu olması adına adına itibarını batırdı. 19 Ocak 2016 tarihinde Türkler ikinci kurtuluş savaşını ekonomi adına yeniden kazanmıştı. Çünkü borsada işlem gören şirk kurumları Türklere ait değildi. 2001 yılı krizinde Cumhurbaşkanı Anayasa kitabını attı diye ekonomiyi krize sokan bu derin devlet ihaneti 20 bankayı batırarak ve bir gecede kuru iki katına çıkararak iki kat büyüdüler.
Bunu hesabını beşeri adalet adına soran olmadı. Üzerine örtü ve toprak attılar. Yalnız emanetin nöbetinde bir genç bunun hesabını soracağını güne hazırlanmış ve işi bitişmiştir.
19 Ruhu // Sır Mensur Şiirleri // Önder Karaçay
Reçetesini kaybetmiş hastanın,
Tekrar doktora gidip yeniden reçete yazdırmaktan,
Başka çaresi yoktur, kaybettim tabip reçetemi kaybettim,
Oysa yazılmıştı yurdun her köşesine,
19 kişi, 19 Mayıs 1919’da yola çıkarak yazmışlardı bu reçeteyi,
Her insanın beyninin bilinçaltına,
Reçete 1919 ruhu ve Gençliğe Hitabe orada.
Gerici ve bölücülerin ellerini ovuşturarak çırpındığı bir dönemde,
Topluma yine aydınlık reçeteyi sunan 19 ruhu ise,
O zaman çırpınma gel beriye,
Sen zaten nasıl çıktın bu bağırdan,
Onu da sormayacağım, biliyorum düşmüşsün bir kere,
Gelmişsin boyun eğme eşiğine,
Gel beriye, gel beriye, çok ileriye gittin gel geriye!
Nasıl düştün bu taşeronluk bataklığına,
Legalleşmiş düzeneklerde yıkanmış beynin,
Durulama suyu bizde,
Gel beriye, gel beriye, çok ileriye gittin gel geriye!
Rotayı tekrar kıralım aydınlık devrimlerine,
Uzak erimli düşmanın eline düşmüş evrimlerinle,
Kendi evinde vurulmuş gibi kalma,
Gel beriye, gel beriye, çok ileriye gittin gel geriye!
Belli ki rotadan saptığın için düşmüşsün bu zilletin kıvrandıran eline,
Birde kalkıp utanmadan sahip olmuyorsun zehirlenmiş diline,
Gelin güvey olmuşsunuz kan tuzaklarında,
Bataklığa daha fazla batmadan sizi de kurtarabiliriz,
Gel beriye, gel beriye, çok ileriye gittin gel geriye!
Büyük Önder Atatürk’ün sözüdür,
Boşuna mı söylenmiş; “Ne mutlu Türk’üm diyene! ” diye.
Tarifi kazınmış hafızalara, toprağına, taşına, arşına,
“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran halklara denir Türk milleti,”
Hatırlatıyorum belki de duymamışım da dersin,
Sana bundan sonra nasıl güveneyim, satacağın ne kaldı?
Gel beriye, gel beriye! Çok ileri gittin gel geriye!
1923 İlkesine Yine İş Düştü // Sır Mensur Şiirleri // Önder Karaçay
At izi, it izine karıştı,
Karıştı iyice kafalar,
Yanlış yanlışla yarıştı.
Dün bu salonda alkıştı,
Şimdi diğer salonda yanlış,
Şimdi aynı alkış, başka bir yanlışa yaklaştı.
1923 sonrası 15 yıl hariç,
77 yılın geneli yanlıştı.
Yanlış yola girmişti direksiyondakiler,
Bir yön hariç, ne tarafa çevirseler yanlıştı,
Bu yanlışta Türk Milleti çok pişti,
Yeter artık yadıma 1938 düştü.
Sanıyorlar ki Türk Milleti yanlışa alıştı,
Son 77 yıl biraz soğuk, biraz da kıştı,
Bizi bu hale düşürenler niyetlerinin oldular puştu,
Hırs sürekli yanlışa koştu.
Dört yanlış bir doğruyu getirmez oldu,
Bize yine 1938 ilkesi ile kaldığımız yerden başlamak düştü.
GEMİ VE SIRLARI // Mensur Sır Şiirler // Önder Karaçay
Mobbıng Bank Türk Fırtınası kitabım Nuh’un gemisi kılığında sırdır.
Kitap gemisi gemicikleri olanı batırıp CANLI HELAK içindir.
Kitap gemisi 29 Mayıs 2015 tarihinde bitmiş olup Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fetih ettiği tarihin yıl dönümüdür. Aynı zamanda aşkım İstanbul ile evlendiğim tarihtir.
12 Eylül 1980 üçüncü dünya savaşının başladığı tarihtir. 12 Eylül 2012 tarihi bu savaşı başlatanların ilk kurşunu kendi ayaklarına sıktığı tarihtir.
21 Aralık 2015 tarihi en uzun gece olup kitabın Mahşer Denizine indiği tarihtir.
13-19 Ocak 2016 Mahşer Tufanının susuz kitap gemisi ıslanmasın diye olduğu ve şeytanın şerrine Anadolu gibi Allah tarafından Nuh Tufanı sonrası Türklere emanet edilmiş olması dolayısıyla ve sonsuzluğun İnsanlık Projesi yarım kalan Atatürk’ün eseri Türkiye Cumhuriyetine helal getirmeye çalışanların 19 Ocak 2016 tarihinde CANLI HELAK oldukları tarihtir.
19 Ocak 2016 tarihinde yazdığım “O Gece Türklerin Gecesiydi” şiiri Türklerin ikinci doğum gününü dünyaya ilahi kudretin sırrıyla duyurmaktı.
Aynı biri çıkar Mesih Deccal Allah tarafından gönderildi diye şer batı sahiplenmesin diye erkesi gün “Mesih’de Yalan Oldu” şiirimi yine ilahi kudretin sırrı ile yazdım. Nitekim biri yorum “O Gece Türklerin Gecesiydi” şer batı adına sahiplenme niyetiydi. Ertesi gün o yalanda bitti.
Kitabın üzerindeki yarık Kızıldeniz’i ve ölü helak olan Firavun ibretini hatırlatmaktadır.
Kitabın ismi, renkleri şifreli isimler Amiral Gemisi mesajıdır.
10 Kasım 1938 Atatürk’ün ebedi istirahate çekildiği tarihtir.
1970 yılında bir Kadir gecesi dünyaya gelen Önder Karaçay Atatürk’ün, Mevlana’nın, Mehmet Akif Ersoy’un ve Tevfik Fikret’in ruhlarının örülerek kendi nefsini soyunarak Mahşer Tufanında Allah tarafından giydirilen Kürşat kanının doğum tarihidir.
19 Ocak 2016 tarihi Türklerin ikinci ekonomi savaşını bir sırla kazanarak bütün İnsanlık önünde zulme İnsanlık Bayramı hediye ettiği tarihtir.
SIR BUDUR. İmanı olan inanır, imanı olmayan CANLI HELAK olur.
31 Ocak 2016 seçim günüdür.
Türklerin Yürek Meydanında Gönül Kongresi Bitmiştir.
Herkes yaptığından bile utanamayacaktır.
Bütün dünyaya ve insanlığa Türklerin İnsanlık Devrimi hayırlı olsun.
İşsiz
Önder Karaçay
Kitap, Banka ve Sırları // Sır Mensur Şiirler // Önder Karaçay
“Atatürk’ün nöbetini dünyaya geldiğinde tutmaya başladı,
Bir Kadir gecesiydi. Bir annesi biliyordu o geceyi,
Başka hatırlayanı yoktu.
Hem nöbetini Türkler adına, İslam adına, İnsanlık adına tuttu,
Hem hazırlandı, hem sırrını koruyarak,
Dünyayı ve çağı değiştiren güne başarıyla geldi.
Gücünü imtihanı kadar büyük imanından aldı,
Bir bankada görev gereği bir sırla 16 yıl çalıştı,
Zulmü mahşer tufanında batıran gemisini bir kitap kılığında,
3 yılda yazdı.
16+3=19 bu bir sırdı.
19 Ocak 2016 tarihinde mahşer tufanı son buldu,
Dünyadaki tüm zalimler zulmü ile CANLI HELAK oldu.
19 Ocak 2016 dünya ve insanlık adına,
Allah’ın ve Atatürk’ün insanlık adına yarım kalan,
İnsanlık Devrimi o gün kaldığı yerden yeniden başladı.
Zalimler de bu ilahi sır gereği rollerini oynuyorlardı,
Atatürk 42 yaşında Cumhurbaşkanıydı,
O eserini Türklere ve vicdanı olan insanlara emanet etti,
Ve huzur içinde ebediyete intikal etti.
Zalimler 42 yaşında 12 Eylül 2012 tarihinde,
Atatürk’ün yaşında Türkleri kurtarması ve vatanlarına,
Sahip çıkmaları için Önder Karaçay sırrını,
Bu merhametsizliğin karşısına Atatürk’ün en tepeye çıktığı,
Yaşta işlerini bir sırla bitirdi.
Şer Türklerle 1000 yıllık bir hesaplaşmanın planlarını,
Bin yıldır yapıyor bitiremiyordu,
Dünya sahnesine Allah’ın sırlarla dolu tecellisiyle,
İşsiz bir Türk gencini zalim ve CANLI HELAK olanların,
Karşısına akılsızlığın, vicdansızlığın, fitne ve fesadın,
Merhametsizliğin, haksızlığın, adaletsizliğin anlayamayacağı,
Dört büyük Türk ruhunu ve en büyük Türklerden birinin,
Asil kanı ile cesareti, imanı, milli ruhu ve derin bilgisiyle,
Derin şerri, derin yalan tarihiyle, derine gömülmüş,
Stratejik derinliğiyle tarihin ve insanlığın önünde en dibe gömdü.
19 tarihi İnsanlığa her günü bayram yapan gündü.”
O Gece Türklerin Gecesiydi // Sır Mensur Şiirleri // Önder Karaçay
O gece dünyanın gelmiş geçmiş en güzel şiiri yazılacaktı,
Kanında Kürşat’ın kanı olan o Türk’e,
Atatürk’ün ve Mevlana’nın ruhu birleştirilerek,
Tek bir ruh olarak giydirildi,
O kahraman Türk nefsinden ayrıldı
O gece Türklerin gecesiydi.
Türkler bir zulüm yaşamaya başlamıştı dünyada yine,
Başlangıcı atasının öldüğü güne denk gelen güne,
Yarım asırdan fazla sürmüştü zulüm,
İnsanlara da çok güçlü gelmeye başlamıştı.
Bu zulmün sonunu getirecek kararlar alınacaktı,
Yürek meydanına çıkmıştı gönül kongresinde,
O gece Türklerin gecesiydi.
Dünyayı yönettiğini sanan amiral gemisi batmalıydı,
Batması o geceye denk gelmeli, battığını da Anadolu gemisi görmeliydi,
Anadolu gemisi yerini bir Allah’ın bildiği yerden,
Birde Türklerin bildiği yerden kalkmalıydı,
Üç yılda yapıldı bu gemi, mahşer denizinde yüzecekti,
O gece Türklerin gecesiydi.
Mahşer denizinde batan gemi şerrin merkeziydi,
Batan gemiyi mahşer denizinde batıran gemi dünyanın merkeziydi,
Dünyanın sonu gelene kadar dünyaya bir daha zulüm gelmemesi için,
Nuh’un soyundan gelen Türkler dünyanın yönetimini ele alarak,
Sur düdüğünün çalınacağı akşama kadar insanlığı Türkler yönetmeliydi,
O gece Türklerin gecesiydi.
Asrın davası beşeri adalette en küçük değer ile açılamıyordu,
Mahşer denizinde açılmak Anadolu gemisiyle bir Türk’e kalıyordu,
O Türk dünyaya yeniden adalet ve merhameti getirerek,
Vicdansız, gözü doymazlardan alıp, gözü tok karnı aç yatanlara veriyordu,
Gaflet ve delalete düşmüşler yine ne diyor bu deli diye şeytanlaşıyordu,
O gece Türklerin gecesiydi.
İmanın kitabı Furkan oku diye başlıyor, zulme asla boyun eğme diyordu,
Kendini imanlı sananlar gösteriş çadırlarında canlı dinci oyunu oynuyordu,
O gece dünyanın altı günde kurulduğuna inanmayanlara karşı,
Dünyanın yeniden terse çevrilerek başlangıç ruhuyla yaratılması gerekiyordu,
Bir Türk seçilmişti bu iş için, işsizdi, çocukları, annesi, babası, kardeşi, mutsuzdu,
Tufan kopacak, altı dün sürecek, asrın davası canlı bir tiyatro gibi sunulacaktı,
O gece Türklerin gecesiydi.
Tufanın bittiği altıncı günde anlaşılacaktı, CANLI HELAK olanlar tanıtılacaktı,
Çünkü o canlı helak olanlar reklama, şana, şöhrete, mala, mülke, paraya aşıktı,
Bütün bu merhametsiz rezaleti sahneye alanlar Türklerle bin yıllık hesaplaşacaktı,
Hesap bitti, 12 Eylül 1980 tarihinde başlayan zulüm aslında 12 Eylül 2012’de bitti,
Türkler ikinci doğum günlerini yine 19 ruhuna denk gelecek güne denk getirecekti,
Geldi 13 Ocak 2016 tarihinde başlayan CANLI HELAK tufanı 19 Ocak 2016’da bitti,
O gece Türklerin gecesiydi.
İsa Mesih geri gelecek yalanını batı uydurmuştu. Ve beni sahiplenmeye kalkmamaları ve benim Türkler ve insanlık adına bunu yaptığım anlaşılsın ibret sonsuzluğa kadar insanlık için sürsün diye hayatımın son anına kadar işsiz yaşamam gerektiğini özellikle üzerine vura vura yazıyorum ki biri kalkıp burada bir çıkar var demesinler. Kitap satmak diyenler halt ederler. Çünkü sermaye kitabımı bile satılmasına izin vermiyor. Alın size bir rezalet daha. Kitapçıların raflarında böyle sır ve olay bir kitap yerine gereksin kitapları satıyorlar…
Mesih’de Yalan Oldu // Sır Mensur Şiirleri // Önder Karaçay
Bir şiir okuyan kahraman oluyordu,
Yiğit olup yerden de çok kolay kalkıyordu,
Satmaya gelmişti bir asırlık birikimi, iyi de sattı,
Son darbeyi indirmek hırsı da bayağı doluydu.
Sebepsiz yere işsiz bırakılan bir bankacı,
Tesadüf olmayan tarihlerle tarihe mal oluyordu,
Bin şiir yazıyor, işsizliğinizi duyan olmuyordu.
Nuh tufanı Türklerin gönül deryasında koptu bir sırla,
Üç yılda yazdı Nuh’un gemisi gibi kitabını,
29 Mayıs 2015 tarihinde gemiyi bitirdi, bu tarih neydi?
Gemisini Fatih Sultan Mehmet gibi Türklerin gönül deryasına indirdi,
Bu yolda da hep tek kaldı sanıldı.
Şer karşısında hep yanıldı…
Bu nasıl bir sırdı?
Öğretmeni o şiirlerini okudu,
Tevfik Fikret ve Mehmet Akif Ersoy sentezi dedi,
İlahi kudret bir kişide dört ruhu birleştirip tek ruha okudu.
Fitne ve fesat zulmünün sonu,
Bir sırla Anadolu’dan kalkan bu gemiyle,
Amiral gemisi sanılan emperyalizmin uşağı,
Kapitalizmi bir banka kılığında batırdı..
O gemi Anadolu gemisiydi ve zalimler Türk Fırtınasına tutuldu…
O Türk genci Kürşat kanı Atatürk ve Mevlana ruhuydu.
Biri sayıyordu ruhları, saydı doğruydu.
Şiirleri ilahi mısraların ruhuydu,
Beşeri adalette de zerre kadar adalet yoktu,
O gece Türklerin gecesiydi bu mutlu yola ilahi bir sırla koyuldu…
Şer; kılığında CANLI HELAK oldu…
Şerre tapanlar illede gösteriş bekliyordu,
Duyan da ne az oldu…
Çünkü bir tek bu sırda şeytan yoktu,
İman da zordu…
Türkler şimdi devrim gemisine doldu…
Zalim küçültülerek ilahi deryada bir nokta oldu…
Kendi zulmünü seyretmesi için canlı soldu!
Biri çıkıp ahanda geldi diyecek Mesih,
Mesih gelecek sözü yalan oldu,
Zulüm bu gücü birden karşısında bulunca,
Kandırmak için başka yalan mı kaldı?
Şu an yaşanan yenilenlerin son çırpınışlarıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder