Nutuk ve Türk İnsanlık Devrimi...// Sır Mensur Şiirler // Büyük Önder Atatürk adına Önder Karaçay
Atatürk'ün Nutku dünyayı hayran bırakan asil bir savaşın ve kahramanlığın sonrasında İNSANLIK PROJESİ gerçekleşsin ve dünya da evrensel insanlık yerleşsin, savaşlar olmasın, kölelik olmasın, baskı, zulüm, ayrımcılık olmasın diye yazılmıştı.
Sorsam NUTUK ne diyor diye kaç kişi cevap verebilir?
Okullarda önce NUTUK ve İNSANLIK DERSİ olacak...
Nutkun devamı olan ve bir sırla yazılan MOBBING BANK / TÜRK FIRTINASI Türk Devrim Tarihi dersi olarak tüm Türk çocuklarına tarihleri ve kendilerinin ne olduğu öğretilecek.
Türkleri unutturmak zordur, hatırlattığımız da zalimlerin kabulü de bir o kadar zordur. Çünkü; Türkün karşısına çıkacak yürek azdır.
Mobbıng Bank Türk Fırtınası kitabının sırrı yarım kalan Atatürk Devrimi ve İnsanlık projesini tamamlamak amacıyla bir taşla çok kuş vurma mermisiydi kitapla atılmış.
Kitap atılınca ekonomiyi krize sokanlar kitapla kurşun attım şimdi ekonomiyi kendileri batacak diye krize sokmamak için iskelet gibi duruyorlar. Çünkü iskelet gibi durmak CANLI HELAK belirtisidir.
Yüreğim bugün benim BURSA Nutkudur. Düşünün bunu..Ve sizde yüreğinizi koyun ortaya...Türk zor günde belli olur."
Mustafa Kemâl ATATÜRK'ün Bursa Nutku
Şubat 1933'ün ilk günlerinde Bursa Ulucami'de toplanan 100 kadar kişi camilerde Türkçe ezan okunmasına karşı bir ayaklanma girişiminde bulunurlar. Ayaklanma kısa sürede bastırılır. Atatürk olayın hemen ardından Bursa'ya gider. Çekirge yolu üzerinde bulunan bir köşkte akşam yemeği yenildiği sırada bir kişi Atatürk'e ayaklanmayla ilgili olarak şöyle diyecek olur: "Bursa gençliği olayı hemen bastıracaktı, fakat zabıtaya ve adliyeye olan güveninden ötürü...". Atatürk'ün hemen konuşmakta olan kişinin sözünü kestiği ve günümüzde "Bursa Nutku" diye anılan konuşmayı yapmıştır.
Bu konuşmayla ilgili olarak Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, "Kemalizm, Laiklik ve Demokrasi" adlı kitabında şu yorumu yorumu yapar: "Tarihte bu sözleri söyleyebilen bir başka devrimci çıkmış mıdır? Başında bulunduğu devletin bile 'zaaf' içinde olabileceğini düşünen, geleceğin siyasal iktidarlardan kuşkulanabilen, ama gençliğe böylesine 'sınırsız' bir güven besleyen, böylesine 'çek' veren, gençliği böylesine 'son çare' olarak gören bir devrimci yoktur! Ve Atatürk, hem gelecek iktidarlar hem de gençlik konusunda yanılmamıştır."
İşte o Nutkun tam metni
"Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, "Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir" diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek; 'Demek adliyeyi ıslah etmek, rejime göre düzenlemek lazım.' diyecek.
Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, "ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir."
İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder