13 Şubat 2016 Cumartesi

Kamuoyunu Aydınlatma Formu ve Şiir Fabrikası Açılışı Hakkında // Türk Devrim Yazıları // Önder Karaçay

Kamuoyunu Aydınlatma Formu ve Şiir Fabrikası Açılışı Hakkında // Türk Devrim Yazıları // Önder Karaçay
Türkiye Cumhuriyeti yasaları gereği Borsa’da işlem gören şirketlerin Kamuyu Aydınlatma Bilgi Formunu hem Borsa’ya hemde Türk Milleti duyması için kamuoyuna duyurmaları gereken gelişmeler vardır.
Nutuk sonrası Türk Devrimin yarım kalan İnsanlık Projesinin tamamlanması için bir sırla yazılan ve ilahi tecellinin vatanımız ve milletimiz üzerinde oynanan oyunları tek tek açığa çıkarak ve gerçek suçluları dünyaya duyuran işsiz bankacı Önder Karaçay’ın yazdığı Mobbing Bank Skandalbank’ın Skandalları Türk Fırtınası kitabının 21 Aralık 2015 tarihi çıkması sonucu yaşanan gelişmelerden Türk Milleti adına ülkemizi yönetenlerin kanun tanımaz tutumları devam ettiği, gazete ve televizyonların işgal altında ihanete devam eder halleri iş bu kamuoyu duyurusunu bizzat kendim yapmak zorunda kaldım.
Bölge ülkelerle kitabım sonrası yaşanan gelişmeleri önceden ilahi bir sırla bildiğim ve hazırlıklarımı buna göre yapmam gerektiği için görevimi başarıyla tamamladım ve devamın da yapmam gerekenlerle görevimi tamamlıyorum.
Ülkemiz savaşın eşiğine gelmiş olmasına rağmen farkındaysanız BORSA denen parayla para kazanma kumar ekonomisinde hiçbir düşme gerçekleşmemektedir. Bunun sebebini yıllarını bankacılık sektörüne sırrım gereği harcamış birisi olarak bilmemle birlikte bilmeyen Türk Milletine de açıklaması gerekenler açıklamadığı için iş başa düşmüştür.
Dünyanın derin gizli devletinin ülkemiz içinde yapısını Tusiad denen sözde sanayici görünümlü aslında ithalatçı, perakendeci ve parayla para kazanan komisyoncu ülkemizle hiç bir ilgileri kalmayan ve bize düşmanlık yapan gizli derin ilişkilerle siyasi partileri bile yönettikleri, gazete, televizyon ve iş adamlarını çıkarları adına kullandıkları tarafımca ortaya çıkarılmış ve insanlık adına tüm dünyaya duyurulmuştur.
Buna rağmen Borsa geçmiş yıllarda vurgun vurmak adına dövizle bağlantılı oynadığı oyunu bugün oynayamaz hale gelmiştir. Sebebi çok açıktır. Borsa düştüğünde hepsinin battığı anlamına gelecektir.
Bunu dünyaya ilk 19 Ocak 2016 tarihinden bu yana tarafımca sosyal ağlar ve günlük yazdığım ağlarda dünyaya duyurdum.
Nedense kanunla korunmuş kurumsal tefecilik ihaneti ihanette devam etmek adına direnmeye 12 Eylül sonrası 28 Şubat gibi hainliklerin arayışına girebilmek için bazı unsurları parayla kullanmak amacıyla faaliyetlerini sürdürmektedir.
Ülkemizde iktidar ve muhalefet partileri özellikle yönetim kısmında derin gizli devlet tarafından yönetildiği için şu anda Anayasa ve Başkanlık gibi bunca sorun varken suni ve kendi şahsi ihanetlerini kapatacakları yolların arayışı içindedirler.
Ulusal Kanal, Aydınlık Gazetesi ve Vatan Partisi Koç Holding tarafından Gezi Eylemleri sonrasında reklam almaya başladığınız günden bu yana Cumhurbaşkanının algı değişikliği operasyonu olan sözde paralel çabası aslında bir fiyasko ve oyuncu değiştirme operasyonu olmasına rağmen yıllarca karşılarında olduğu ve kendilerini hapse tıkayanları doğru iş yapıyorlar diye savunmaya başladılar.
Kendini dünyanın en önemli 9. kişisi olarak ve filozof olarak kitaplarının peynir ekmek gibi satıldığını ve bazı kitaplarını benimde çok haklı bulduğum Prof.Dr. Yaşar Nuri Öztürk bile aynı çizgide bu kanalda program yapmak veya kitap satmak adına Cumhurbaşkanının algı operasyonu doğru diyor. Dün birlikteydiler. Hatta Fuat Avni kimdir? Cumhurbaşkanı her konuda hatta bilmediği konularda bile algı değiştirmek için kendi ihanetini kapatmak adına yapmadığı kalmadı. Kendi Başbakanı ile bile ne kadar doğru iletişimi var belli değil.
Başbakan seçim propagandasını yaparken Başkanlık olmalı diyor, bugün bakıyorsun birileri hep para konuştu, bense sevgi diyor. Bütün bunlar ne kadar büyük bir kavga ve ihanetin artık ortaya çıktığını ve birbirlerini yemek adına yapmadıklarının kalmadığını göstermeye fazlasıyla yetmektedir.
Gelelim asıl meselemize. 19 Ocak 2016 Mahşer Tufanı sonrası CANLI HELAK ibreti adına hayatını 21 Ocak 2016 tarihinde kaybeden Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı aynı zamanda dünyanın gizli derin devletini Bildenberg diye adlandırılan gizli toplantılara siyasetçilerden, gazeteci ve iş adamlarından her yıl görevlilerin kim olduğuna karar veren Türkiye Cumhuriyetinde derin devletin aslında başının da kim olduğunu ortaya koyan bu skandal sonrası Tusiad çırpınmaya devam ediyor.
O zaman soruyoruz; Borsa’ya bu skandal ile ilgili Kamuoyunu Bilgilendirme Formunu gönderdiniz mi? Gönderdiyseniz Bildenberg gizli derin devlet ilişkiniz ne oldu? Yerinize kim görevlendirildi? Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı seçildi mi? Seçilen aynı görevi devam ettirecek mi?
Türk Milleti adına ülkemizi ve vatanı yönetenler Cumhurbaşkanı, Başbakan, TBMM, Yasama, Yürütme ve Yargı organları bu durum ve skandalla ilgili muhalefet partileri ile birlikte gizli işler çevirdiğiniz ve Ekmeleddin skandalının da muhalefete gizli derin devlet operasyonu ile yapıldığı ortaya çıktığına göre, hepinizin Türk Milletini ve Türkiye Cumhuriyetini bölüp parçalamak isteyen niyetlerin yaptıklarına göz yumduğunuz hatta çoğuna el verdiğiniz ortadayken bir açıklama beklenmektedir.
Şiir, roman, hikaye sigaradan daha tehlikelidir diyerek algı değiştirme operasyonlarını Türk Milleti artık yutmamaktadır. Hatta Mobbing Bank Türk Fırtınası kitabı Tekel’i bedavaya satmanızdan dolayı Şiir Fabrikası açtığını yazdı.
Şiir Fabrikası // Türk Devrimi Mensur Şiirleri // Önder Karaçay
Tekel fabrikası satıldığında;
Can evimden vurulmuşa dönmüştüm…
Cumhuriyetimizin eserleri yok oluyordu.
Ne tütün kaldı?
Ne de fabrikası TEKEL…
İşçileri sokaklarda sürüklenerek,
Üzerlerine böcek yerine konarak su sıkılıyordu…
Ve çalıştığım bankanın genel müdürü aynı gün,
Bir bilim yuvamızdan kovuluyordu,
Kovulan bankaydı.
Sanki ülkede sigara ve işçilik tamamen yasaklanıyor,
Tekel yok pahasına nasıl satılırdı?
Fabrikada çalışan kızlar mı kaldı?
Hayallerinin dantellerini ören nazlar mı kaldı?
Sazının telini kıran ozan mı kaldı?
Gerçeği kalemini kırmadan yazan mı kaldı?
Bizim gibi vatan millet aşkı ile yananları üzmeyen mi kaldı?
Fabrikada tütün saran, sararken de hayal kuran kızlar mı kaldı?
Kalmadı!
İnsanlarımıza zararlı da olsa kendi tütünümüzün,
Markaları olan Birinci, Tekel 2001 yerine şimdi ne satılıyor?
Eğer hala tütün üretebilen bir üretici kaydıysa,
Ürettiği ürünleri kime ve kaça satıyor?
Ve üzerinde içersen ve satın alırsan öldürür yazan,
Yabancı sigaraları kim ve kaça alıyor, satıyor?
Bizde anlamıştık ki sigara içmek yasaklanıyor.
Tekel ‘İnhisar’ adıyla 1862 yılından bize kalmış bir emanetti,
Şimdi bu emanet yok pahasına kime gitti?
Tekel ve diğer satılan ve kapatılan fabrikalar yerine,
İnhisar* şiir fabrikasını açıyorum.
Milli duygularımızın şiir fabrikası çalışsın diye!
Bilim yuvasından kovulan o malum banka,
Buna kızmış olmalı ki önce çalışanlarını paketleyerek,
Bir günde kapının önüne koyuyor, tepki görünce,
Genel müdürü ile yollarını ayırıyordu.
Yeni genel müdürü kendi kültüründen olmadığı için,
Bankanın kendi kültürüyle yetişmiş,
Kendisini kendi yapan eski çalışanlarını,
Tek tek paketleyerek skandallara imza atarak işten çıkarıyordu.
Ve Türk Milletinin mücadele fabrikası çalışmaya başlıyordu.
*Üretim ve istihdam sağlayan fabrikalarımız satıldı veya kapatıldı. Şimdi bir Türk Milleti sorgulayan mücadelenin fabrikasını açıyoruz. Bu fabrikada bir millet çalışacak.” / Önder Karaçay “Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürlüğü ya da eski adıyla TEKEL, çeşitli madde ve hammaddelerle ilgili tekellik görevini yürütmesi amacıyla 1862 yılında “İnhisar” adıyla kurulan kuruluştur. 1862’de tütün dış alımının yasaklanması ve tuz tekeline ilişkin yönetmeliğin yayımlanmasıyla hizmete başladı. 1879’daki Rüsumu Sitte Kararnamesi’yle tekel gelirleri devletin iç borçlarına karşılık olarak yabancı bankerlere bırakıldı. 1883 yılında Osmanlı Devleti, dış borçları nedeniyle tütün tekeli ayrıcalığını yabancı sermayeli Tütün Rejisi’ne devretti. Tütün tekeli uzun yıllar bu şirket tarafından işletildikten sonra, 1925’te millîleştirildi. İnhisar İdaresi olan adı, 1946 yılında TEKEL Genel Müdürlüğü yapıldı. 1983 yılında kamu iktisadi kuruluşuna (KİK) dönüşen TEKEL, 1987 yılında Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğü adını aldı. 2002’de iktisadi devlet teşekkülü (İDT) hâline getirildi. Zaman içinde tekellik niteliğini yitiren Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün son olarak 2008 yılında sigara, pipo, kıyılmış tütün ve nargile tütünüyle ilgili varlıkları özelleştirildi. TEKEL’in sigara üretim kısmını satın alan British American Tobacco (BAT) , TEKEL markasını da devraldı. Bu nedenle kuruluş Aralık 2008’den beri “tta A.Ş.” kısaltmasını kullanmaktadır.” Not: Bu bilgiler Wikipedia sitesinden alıntıdır.
Gerçekler karşısında çaresizliğinizi bu şekilde geçiştiremezsiniz.
Türk Milleti görevlilerin görevlerini yapmasının önünü tıkamaktan vazgeçmenizi beklemektedir. İhaneti top çevirerek geçiştiremezsiniz. 28 Şubat gibi ihanet gömleğini derin devlet desteğiyle yapmış olabilirsiniz. Yalnız 12 Eylül 1980 adına hesap sormaya gelmiştiniz. 90 yaşında Kenan Evren haricinde yargılandı algısı dışında hiçbir çaba göstermediniz çünkü niyetinizin bu olmadığını artık ispatlayabiliyoruz. Hatta 12 Eylül öncesinden daha kötü bir ülke haline getirme başarısı ile bir işsiz bankacıdan kitap ile MUHTIRA alan ilk devlet yöneticileri ve ihanetin ortaklarıyla birlikte kötü bir tarihe yazılma örneğini gerçekleştirdiniz.
Türk Milletine ve Türkiye Cumhuriyetine daha fazla zarar verme hakkını kendinizde göremezsiniz. Biz asiliz siz vekilsiniz. Bütün komşu ülkelerimizi vatanımız bölünsün diye mi düşman ettiniz?
Türk Milleti adına bir sırla Atatürk ruhu olan eseriniz işsiz bankacı;
Önder Karaçay

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder