11 Şubat 2016 Perşembe

Hayat Fiziktir // Türk Devrimi Yazıları // Önder Karaçay


Hayat Fiziktir // Türk Devrimi Yazıları // Önder Karaçay
Einstesin demiş ki; “mantık sizi A noktasından B noktasına götürür.Hayal gücü ise her yere.”
Hayat bir enerjidir aslında. İnsan içindeki enerjiden güç üreterek hayatta mutlu olur, başarılı olur, sever, açık olur.
Hiçliğin yolu pek tabi ki aklı Mevlana’nın bir kenara bırakmış gibi anlamak yanlış olur.
Hayata evren bank mantığı ile bakmak ve bu evren banktan ne istiyorsan çekmek için iç enerjini harekete geçirmek başarılı olmanın olmazsa olmaz şartıdır.
Bir radyo gibi istasyonun frekansını doğru ayarladığınız müddetçe enerjiniz hiç bitmez ve karşınızda güç zannettiğiniz ne varsa aslında güç olmadığını kendi gücünüzü ortaya koyduğunuzda anlarsınız.
Bu gerçekliği hayatında uygulayabilen her insan her konuda başarılı olur.
Dünyada çoğu insan hala kapital zulmün bitmesinin mümkün olmadığını düşünebilir. Bunun iman ile alakalı olduğunu daha önce yazmıştım. İman gücü hayatın aslında tek ve en kuvvetli enerjisidir.
Yine Eintein’in dediği gibi bu bir felsefe değil fiziktir.
Bir başka sözünde; Aptallık ve dahilik arasındaki fark; dahiliğin sınırları olmasıdır.
Bunu yaşıyoruz aslında cehaletin sınırı ve sonu yoktur.
Yenilmeyi ve kaybetmiş olmayı kabullenmemek en büyük cehalettir.
Eğer değişmeden yanlışı başka yanlışla düzeltmek anlamında değişiyorsa cehalet sadece kılıf değiştirmiştir.
İşte bu cehalet ülkemizde 1950 sonrası kılıf ve gömlek değiştire değiştire bugün değiştiremez halde bir dahi olan Atatürk’ün fikirlerinin içinde kaybolarak yok olacaklar.
Son çırpınışlar kimseyi kandırmamalıdır.
Hayatta üretimler iyi saklanmış bilgileri zamanında çıkarıp kullanabilmekle mümkün olur.
Buna en güzel örnek 45 yıllık yaşantımı sırrımla yaşayarak bu sırrın bilgilerini saklayıp bugün kullanmak için onu karşısında tüm kaybedenleri en şaşırtıcı yöntemle ortaya koymak insanlığın ürettiği saklanmış bilgiye en güzel örnek teşkil edecektir.
Mobbıng Bank Türk Fırtınası kitabım bu anlamda dahi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk kitabının devamı ve yarım kalan İnsanlık Devriminin tamamlanması için biriken enerjinin aynı yanardağ patlaması veya depremlerin oluşması gibi hayatın israf ve iflas ettiren sistemlerini yok eden enerjinin hayatımıza dolmasından kaynaklanmaktadır.
Dünya yaşamak için sıkıntılı bir yer olmasının sebebi sıkıntıyı üreten zulme karşı sıkıntı yaşayanların harekete geçmemiş olmalarıdır.
İnsanların genelini şaşırtan gelişmeleri herkesin yapmama sebebi de bu korku veya bana ne gibi sorumsuzluklardan kaynaklanmaktadır.
Mustafa Kemal’in canı can değil miydi? O da Vahdettin gibi teslim olup keyifli bir hayat süreceğini zannederek hareket edebilirdi. Yalnız o zaman dahi olamazdı.
Cehaletin nasıl bir bedeli varsa, dahi ve unutulmak olmanında bir bedeli vardır.
Türkiye Cumhuriyetinde kendini Türk sanan çoğu insana sorsanız vatan ve millet için ne yaptın diye? Hepsi çok iş yaptığını ve en iyisini kendisinin yaptığını söyler.
Öyleyse yaşanan bu vahim zulmün vatan ve milleti getirdiği çıkmaz nedir dediğimizde onu ben yapmadım der.
Unuttuğu veya işine gelmediği konu şudur; başkaları kendi hayatını yaşanmaz hale getirirken bunu görmezden gelmiş ve bana ne demiştir.
Ya da alışkanlığıdır biri gelir düzeltir.
Mustafa Kemal gibi bir dahi Türkler adına ve insanlık adına sondur.
Sende yanlıştan dön, hedefini belirle ve hedefini gerçekleştir.
Hedef Atatürk’ün yarım kalan insanlık devrimini gerçekleştirmektir.
Unutma karşında iflas etmiş ve iflahı kesilmiş bir güçsüzlük ve çaresizlik var.
Önder Karaçay

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder