19 Temmuz 2016 Salı

Darbenin Ortaya Çıkardığı Dabbe // Türk Fırtınası // Önder Karaçay

Darbenin Ortaya Çıkardığı Dabbe // Türk Fırtınası // Önder Karaçay

indir
Darbenin Ortaya Çıkardığı Dabbe  // Türk Fırtınası // Önder Karaçay
“Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.” // Mustafa Kemal Atatürk
Yaşanan ibret olaylardan ders çıkarmayanlar yeni felaketlerin önünü açar. Mustafa Kemal Atatürk Türk Milletinin tümü tarafından bir kez daha anlaşılmak zorundadır.
Diyanet İşleri Başkanlığının cami ve imamları cihat ilan eder gibi günlerce sokağa davet etmesi hayra alamet bir niyet değildir. Ve sonucu askerimizin linç edilmesi ile gerçek niyetin ne olduğunu ortaya koymuştur. Dinci ve kinci nesil yetiştirmenin ilk icraatı suçu en hafif ve kandırılan askerimizden intikam almaya kalkmalarıdır. Günlerce iç savaş çıkarabilecek bir tehlikeye Türk Milletini alet etmeye kalkmalarıdır. Tarih asla bunu atlamaz ve kara bir leke gibi yazmıştır.
Akıl ve vicdanını gerçek için, doğru için, ahlak için, hukuk için, adalet için, basiret için, demokrasi için kullanmayan toplumların tepesine pislik yağar.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin tepesine bombaların yağması Türk Milletinin tamamına karşı yapılmış bir ihanettir.
Yalnız bu ihanete sebep olan ihanet nedir? Eğer bunu görmezsek tepemize pislik yağmaya devam eder, düşmanın eline daha fazla koz veririz.
Daha düne kadar bu paralel dedikleri terör örgütü için “NE İSTEDİLER DE VERMEDİK”  diyenlerdir bu ihanete sebep olan ihanetler.
Bu terör örgütü ile işbirliği yapacaksınız, devlet içinde önemli görevler vereceksiniz, darbeyi görünce de hepsini birden temizlemek zorunda kalacak yalnız kendi suç ve teröre yardım ve yataklık yaptığınızı görmeyecek hatta demokrasi kahramanı ilan edecek bunu şahsi çıkar adına şova dönüştürmeye kalkacaksınız. Kanmış sizsiniz, bunu itiraf eden sizsiniz o zaman bizi daha fazla salak yerine koyup kandırmaması gerekende yine sizsiniz.
Devletimizin genleri ile oynamaya kalktınız. Yok yeni Türkiye, yok Osmanlı olacağız, yok yargıyı, yasama ve yürütmeyi yok sayacağız, hepsi bizim elimizde gibi tehdit ve ihanetleri nasıl unutacağız?
Bugün bu darbe sonrasında devrim yasaları çıkararak her insanımıza eşit iş ve aş vermenin derdine gireceğimize 27 Mayıs darbesi sonrası gibi anlamsız ve gereksiz idam konuşuluyorsa gidişatın hiç doğru olmadığını göstermeye fazlasıyla yeter. İdam karşı idam doğurur. Bunu tecrübe etmiş bir milletiz. Akıl, sağduyu ve aklıselim davranış ve söylemler içine girmeliyiz. Söylemi ile eylemi birbirini tutmayan Cumhurbaşkanını birileri iktidar ve muhalefet bir araya gelerek uyarmalıdır.
Burada görmemiz gereken şudur; dini siyasete alet eden dogma zihniyet dayatma ve yozlaşmaktan asla vazgeçmemektedir.
O zaman dinci zihniyetli hiçbir siyasi parti bu ülkede hayatını sürdüremez.
Bu ülke şeyhler, dervişler, meczuplar, tarikat ve cemaatler ülkesi değildir, olmayacaktır.
Mustafa Kemal Atatürk nasıl Cumhuriyeti kurmadan önce hiçbir ayrım yapmadan Kurtuluş Savaşı için Türk Milletini birleştirmiş savaşı kazanmış, Cumhuriyeti kurmuşsa bugünde aynı şekilde davranmak zorundayız.
12 Eylül 1980 batı ve sermaye adına yapılmış bir darbe olup ispatı 24 Ocak 1980 milli ekonominin bitirilmesi ve liberal ekonominin düzeneklerinin yerleştirilmesinin yolunu açmasıdır. Paralelinde terör örgütünün ülkemize batı lehine ve çıkarına savaş açmış olmasıdır. Otuz beş yıldır bu terör örgütünü besleyen, silah veren, destek olan Amerika ve batının olduğunu bildiğimiz halde sermaye adına krizlerle vurgunları vurduklarını, Türk Milletinin geleceğini çaldıklarını ve çalanların siyaset+sermaye ortaklığı olduğunu artık görmemiz lazımdır. Sözde Avrupa Birliğine gireceğiz adı altında son on dört yıldır yapılan kurumlarımızı küresel şirketlere kaptırmak ve o kurumların ülkemizde sürekli sömürmesi için kanunla korunması faaliyetiydi. Bunu bildiğimiz halde, ülkemizde bu belanın 1950’de Nato ve çok partili siyaset adı altında farklı ideolojilerle toplumu bölmek olduğunu ve o savaşın 15 Temmuz 2016 tarihinde çok daha büyük bir tehdide döndüğünü görmez ve buna göre devrim yapmazsak aynı belayı sürdürme gayreti içine gireriz.
Bugün darbe girişiminin başarıya ulaşmamız olması her sorunu çözmüşüz anlamına gelmez. Gözaltı ve tutuklamalar de çözdük anlamına gelmez. Asıl ortaya çıkması gereken biz bu hale nasıl geldik? Hukuk bunu ortaya çıkarırsa adil iş yapmış sayılır. Asıl sorun eşit gelir dağılımının artık dayanılmaz boyutta sermaye lehine olduğunu görmek zorundayız. Koç, Sabancı sermayenin  işbirlikçilerin Türk Mevsimi gibi ihanetlerinin, İngiltere, Amerika gibi terör ve düşmanlık üreten besleyen tröstlerle işbirliği yaparak dünya sermaye mafyası adına ülkemizde onların ahtapot kolları olduğu ve bu kolları koparmadığımız müddetçe bu ülkede hiçbir sorun bitmez. Sermayenin kölesi ve bekçisi değiliz.
Sadaka ile 20 milyon insan sayısını artırmak iş midir? 6 milyon işsizi 10 milyona taşımak iş midir? Suriyelileri kendi ülkelerine dönmelerinin yolu ve çaresini bulmak yerine vatandaşlık vermeye kalkmak ve onların oylarına muhtaçlık duymak iş midir? Biz bu ülkenin yurttaşı olduğumuz halde, sebepsiz işsiz kaldığımız ve iş bulamadığımız halde bizim sorunumuz birilerinin kötü niyetli yanlışlarını düzeltmek adına zaman kaybetmek ve iktidarları sürsün adına devletimizin ve milletimizin bekasını tehlikeye atmak olamaz.
Borsa kapatılmalıdır 12 Eylül ürünü liberal kapitalizmin kalesidir ve yıkılmalıdır. Parayla para kazanan ve vergi ödemeyen kanunla korunan dünya sermaye mafyasına hizmet eden borsa hepimizin hakkını yerli sermaye işbirlikçileri ile çalan kurumdur.
Siyasi partilerin demokrasisini kendi içinde başlatmadıktan sonra yargı ve başka yollarla buralara müdahaleler ederek ülkede demokrasiden bahsetmek kötü niyettir. Siyasi partiler yasasını 2002 yılında değiştireceğim diye söz verip % 34 ile iktidara gelenler bugün % 49 ile bunu unutmuş olmasının bedelini hepimiz ödüyoruz. 12 Eylül ürünü her zihniyet çıkarı için gerçekleri sümen altına sürmüşse milli siyaseti yok edenlerdir demokrasiyi yok edip tek adam rejimi ile hukuk tanımayan, yasama, yürütme ve yargıyı basın ve görsel işbirlikçi medya terörü ile Türk Milletini tehdit ederek aldatmaktır ihanet.
Eğer siz devleti yönetiyorsanız Türk Milleti adına bizi birileri kandırdılar diyorsanız kandırılanın Türk Milleti olduğunu itiraf etmiş oluyorsunuz. Ve sizi kandırmayan kim kaldı? Kandırmayan kalmadı…
Ülkemiz için bu darbe göstermiştir ki asıl darbe sizsiniz, bu darbe bir dabbenin ortaya çıkmasını sağladı, darbelerin oluşmasına yol açan sizsiniz, devletin genetiği ile oynamaya kalkan, tehdit eden, hukuk tanımayan, biat ve itaat kültürsüzlüğü ile devlet yönetilemeyeceğini anlamayan sizlersiniz.
Devlet nasıl son on dört yıldır ve geçmişi 12 Eylül 1980’e terör ve sermayeyi beslemek amaçlı uzanan, bunları yapmak içinde 1950 ve sonrası darbe, idam ve her türlü bölücü ve gerici faaliyet ve niyetlere uzanan bu vahşetin temizlenmesi siyasi partilere de sıçraması lazımdır.
Cumhuriyet Halk Partisi en başından içine sızan her niyete kadar temizlenmelidir.
Milliyetçi Hareket Partisi en başından içine sızan her niyete kadar temizlenmelidir.
Terörün siyasallaştığı diğer parti yargı önünde yargılanmalı ve hukuk cezası neyse vermelidir.
İktidar partisi bu yardım ve yataklık suçunu işlediğini kabul etmeli hem hukuk önünde vermeli ve bunun bedelini devrim yasalarını çıkararak milli ekonomi için kamulaştırmaya başlatmalıdır. Siyasi partiler darbe ürünü yasasını kaldırmalı siyasi partide tek kişi diktasına son veren demokratik siyasi parti yasasını getirmelidir. Borsa kapatılmalı, Türk Telekom, cep operatörleri, bankalar kamulaştırılmalı, kredi kartı ve bireysel kredi yasaklanmalıdır. Kredi sadece üretime, ihracata, ticaretin finansmanı ve istihdam üretecek yatırım ve işlere verilmelidir. Yabancı para bulundurma sadece ihracat ve ithalat işlemlerinde olmalıdır. Bu tür işlemi olmayanların yabancı para bulundurma yasağı getirilmeli bu paralar Türk Lirasına dönüştürülmelidir. 24 Ocak 1980 kararlarının bugüne uygun milli çıkarlar adına tersi yasalar çıkarılmalı ve uygulanmalıdır. Terörle hem askeri mücadele sürdürülmeli, bölge ülkeleri ile derhal işbirliği yapılarak çevremizdeki başta Suriye ve Irak olmak üzere bu ülkelerin bölünmesinin önüne geçilerek üniter yapıları korunmalı bu ülkeler terörden temizlenmelidir. Amerika bu coğrafyadan Irak ve Suriye hezimetinden sonra, ülkemizdeki bu vahşet darbeden sonra üslerini de, adamlarını da alıp inine geri çekilmelidir.
Dün Avrupa Birliği ve Amerika yaptıkları açıklamada Nato’dan çıkma, Avrupa Birliğine alınmama gibi tehditleri savurmalarına karşı hepimizin dik durarak ve bunlarla yola devam edemeyeceğimizin farkına vararak gerekli kararlılığı göstermeliyiz.
Terör benim kara gücümdür diyeceksiniz, teröre silah vereceksiniz, terör eylemleri gerçekleştireceksiniz, devletimizin içinde yapılanacaksınız sonrada kalkıp kendinizle dost kalmamızı bekleyeceksiniz.
İktidar partisi kendisiyle yüzleşmeli ve eğer Türk Milletinden destek almak istiyorsa ürettiği sermaye tehdidinden bu ülkeyi kurtarmak adına adımlarını cesurca atmalıdır. Akçeli işler iktidarı olmaktan uzaklaşmayanlar yeni belaları davet eder.
Çünkü geçmiş tecrübeler göstermektedir ki bunlar yarın bizi bugün askerle tehdit ettikleri gibi parayla da tehdit etmeye kalkarlar. Daha önce en barizi 2001 yılı krizinde bir gecede hem vurgun vurdular hem parayı çekerek kendi adına iş yapan birini getirip ihanet ekonomisini uygulamalarını devreye sokarak size bunu uygulattılar. Sizde uyguladınız. Çünkü çıkarınız işbirlikçiydi. Bugün bunun tersini yapmazsanız aynı yanlışı sürdürür yarında parayla tehdit edilirsiniz. Tehdide boyun eğerseniz Türk Milletini karşınızda bulursunuz. Türk Milleti her darbenin karşısındadır. Hukuk devleti ve demokrasiden yanadır. Yalnız bu söylem demekten eyleme dönüşmezse kandırmaca olur.
Bu sistemle devam etmek zararı, borcu, krizi büyütür. Bu devletimizi daha fazla tehdit etmeye dönüşür. Türkiye Cumhuriyetine ihtiyacı olan Amerika ve Avrupa olup hizaya gelmesi gerekenlerde kendileridir.
12 Eylül 1980 sonrası yapılan her kriz, reform, darbe ve ne varsa hepsinin arkasında içimizde onlar adına ahtapot bir kol gibi görev yapan sinsi sermaye ve işbirlikçi siyasettir.
Gücü ele geçirip yanlış işler yapmaya kalkanların yanında olmak yerine her zaman, her şart ve ortamda doğru ve gerçeği savunmak tek başına kalınsa bile en doğru iştir.



1 yorum:

  1. Gücü ele geçirip yanlış işler yapmaya kalkanların yanında olmak yerine her zaman, her şart ve ortamda doğru ve gerçeği savunmak tek başına kalınsa bile en doğru iştir.

    YanıtlaSil