Üst Akıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Üst Akıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2016 Çarşamba

Cumhuriyet Halk Partisi Bildenberg Felaket toplantılarına neden adam gönderdiğini düşünün.


Cumhuriyet Halk Partisinin 116.000 insanın bulunduğu grupta bende Atatürkçüyüm burada yazmak istiyorum...

Sansürcü Facebook veya bu grup ne kadar CHP o da belli değil. Zaten CHP Atatürk'ün partisi değil. Çünkü Bildenberg Felaket toplantılarına aracıları adam istediğinde bu partide adam gönderiyor... Düşünün dönen dolapları...

"Kötü mal ve hizmetin reklamı çok olur, iyi hizmet ve malın reklamı olmaz. Reklam da şer merkezi üretimi, bir üründür, amacı algı değiştirmektir. Algı sömürmek için değiştirilir."


SIRA GELDİ TELEVİZYON, GAZETE VE MEDYA TERÖRÜNÜ ANLATMAYA // Önder Karaçay


Aşağıdaki haber bu ülkede 14 yıldır hüküm süren bugün ki Cumhurbaşkanına ait bir haber.

"Birileri birilerini hem kullanıyor, hemde kullandıklarını birilerine haber vererek gelecekte sizi de kullanacağız ona göre hazır olun diye bu sırları birilerine veriyor."

Türkler yıllardır 1950’den beri bir arayış içerisindeydi. 2000’li yıllarda Aydınlık Dergisini çıkaranlar bir televizyon kanalı ve bu dergiyi Gezi Eylemleri yıllarında gazeteye dönüştürdüler.

O yıllarda halk için gerçekten bir umutta oldular aslında. En çok seyredilen haber kanalı olduğunda dünyadan böyle bir televizyon kanalı var mı diye sordular.

Benim haberimi de bir tek bu gazete yaptı. Emeği savunduklarına inandığım için kendilerine haberi verdim. Minnattarım hatta. Borcumu da yıllardır ödemek için hem gazetesini okudum, hem programlarını seyrettim. Şimdi sadece tek programlarını seyrediyorum. 

Gün oldu Bildenberg Felaket toplantılarına katılan Holding gezide halka otelini açma rolünü çaldıktan sonra, birileri bende çapulcuyum dedikten sonra, bu kanala bu holding reklam vermeye başladı.

Gün oldu partilerinin isimlerini değiştirdiler. Ordudan değerli komutanlar katıldı.

Yalnız kimse bugüne kadar medya da dönen oyunları, oyuncu değiştirme girişimlerini anlayamadı. 

Televizyonlar kapitalizmin ve siyasetin emrindedir. Gazetelerin tamamı kapitalizmin emrindedir. 

Okumayın ve seyretmeyin. Çünkü okur ve seyrederseniz kafanız karışır ve bölünürsünüz.

Sosyal medya toplumları birbirine kırdıkmak, Arap baharında olduğu gibi ülkemizi aynı Suriye kaderine sürüklemektir.

Medya terörden daha tehlikelidir. Çünkü akşama kadar terörün propagandasını yapmaktadır. 

Sosyal medyada resim paylaşmanın kimseye bir faydası olmadığı gibi buraya reklam verenlerin amacıdır ve bu ağa çoğunluk düşmektedir. 

Siz neden buradasınız diye soranlar olabilir. Benim bir görevim var onu tamamlamaya çalışıyorum. Gerisi sizin işiniz. Sizi geleceğiniz. Siz bilirsiniz.

"Kötü mal ve hizmetin reklamı çok olur, iyi hizmet ve malın reklamı olmaz. Reklam da şer merkezi üretimi, bir üründür, amacı algı değiştirmektir. Algı sömürmek için değiştirilir."

Önder Karaçay 











VATANSIZ ZALİMLER YÜZÜNDEN VATAN SIZLAR! UNUTMA VATAN SENSİN...// Vatan ve İnsan Manifestosu Şiiridir // Önder Karaçay Bu şiiri ağlayarak okuyacağınızı biliyorum. Daha size şiir paylaşmadım ki; daha neler var... Vatan Sensin // Önder Karaçay

VATANSIZ ZALİMLER YÜZÜNDEN VATAN SIZLAR! UNUTMA VATAN SENSİN...// Vatan ve İnsan Manifestosu Şiiridir // Önder Karaçay
Bu şiiri ağlayarak okuyacağınızı biliyorum. Daha size şiir paylaşmadım ki; daha neler var...
Vatan Sensin // Önder Karaçay


Dünyanın neresine gidersen git bir coğrafyan olduğunu unutmayacaksın,
Sen seçmedin ki o coğrafyayı sen onun bağrından çıktın o senin bağrında!

Belirleyen vatandır.

Vatan üzerinde kendine yakışanı da, yakışmayanı da barındırır,
Sana düşen vatanının üzerine yakışmayandan ibret almandır.

Sen yurduna aitsin, kültürünün kaynağı, öz dilinin sesisin,
Vatanına ne kadar hizmet ettin de borcunu ödediğini sanırsın?
Toprağına ait olmanın bağısın.

Her meslekten, her uğraştan insanın iki anası var;
Biri doğuran, biri doyuran!
Doğurana sütünü, doyurana verdiği ekmeğini inkâr mı edeceksin?

Dünyaya damarlarında dolaşan kanınla, yoğrulduğun kültürünle, ruhunu beslediğin türkülerle ses vereceksin,
Aldığın nefesin oksijeni, gölgesinde oturduğun ağacın eseri olduğunu unutmayacaksın,
Bulutlarından üzerine yağan gözyaşı gibi yağmurlar, kar hepsi bu vatanın.
Vatan söz konusu olunca çaresiz gibi görünmemelisin, vatansız olursun serseri,
Vatana borcunu ödemelisin geri!

İlk çıktığı kaynağa bağlı olmayan dünyada ne var ki sende bağlı olmayasın?
Dereler, çaylar, nehirler, akarsular gibidir insan,
Çıktığı yeri unutmazlar ve temiz akarlar hayatın içinde,
Nereye gidersen git, neye inanırsan inan sen öz yurdunu beraber götürürsün, sen yurtsun, yurt sen.

Yakacağın çıra, odun, ocak, içeceğin çay kendi coğrafyandır,
Yüksek dağları belirleyen, ovaları birbirine bağlayan,
Anne, baba, dede, diye ağlayan çocuktun sen.

Sen çocuktun şimdi büyümüş olabilirsin yoksa unuttun mu senin sen olduğunu?
Unutma bir tek kendi yurdunda, toprağında mutlu olabilirsin!
Kaynağın o toprak seni kabul edecek sende toprağı,
Ne giyeceğinden, nereye gideceğine kadar özlemsin aslında unutulan,
Dön artık dön yurduna bu hasret bitsin,
Vatanın üzerinde hasret gibisin.

Üzerinde yaşayıp yabancı gibi olmakta nedir?
Çimdiğin dereleri, emdiğin memeleri unutmayacaksın,
Sen vatan, vatan sensin!

Kim verebilirdi sana şu ana kadar aldıklarını? Kimden aldığını sanıyorsun? Unutarak yaşamanın bedelini yoksa ağır ödersin.

Yaradan da seni aynı kökten ayırmış, rengini, dilini, ırkını, vatanını, bayrağını, kanını, ülkünü,
Ayrı olduğunu bilecek ama kimseyi ayırmayacaksın, ilk öncede kendini!

Kutupta yaşayanların hayatında renklerin bile azlığı hiç dikkatini çekmedi mi?
Onlar neden sürekli beyazdan sıkılıp terk etmediler beyaz örtünün altındaki topraklarını,
Bağlayan ne onları o soğuğa ve zor şartlara?
Bir düşünesin.

Eskimoları aklına getir hayvan kılığında giyimden çok mu hoşlanıyorlardı?
Onları ne mecbur ediyordu buna?
Muz, kavun, nar görmeyen insanlarda vardı,
Yokluğa hiç terk ettiler mi vatanlarını?
Gökyüzü ve deniz gibi üç renkle yaşayan çok insan vardı,
Hangisi nereye kaçabildi?
Ekvatorda kar ve buz yoktu,
Donmayı ve üşümeyi bilen,
Giyimi, kuşamı bilen yoktu, dünyanın birçok ülkesinde insan yalındı!

Himalaya dağlarının karı neden erimiyor?
Fırat ve Dicle taşsa yine Nuh tufanı gibi tufan neden olmuyor?
Ya da olmayacağını kim biliyor?
O zaman kim nereye kaçabilecek?
Bu kadar gemi bu kadar insanı taşıyabilecek mi?
Kurtarabilecek mi?

Ortadoğu’da Nuh tufanında taşan su gibi kan akıyor,
İnsanlık durmuş bu akan kana bakıyor.
Yakıyor zulüm insanlığı, insanlık yakıyor insanı,
Kapladı zulüm her yanı, canlar yanıyor.

Gönül Nazım’ı, Kuvay-i Milliye gibi bir destan arıyor,
Kitaplara bakıyorsun vatanı, vatana sahip çıkan kahramanları yine onlar yazıyor,
Yurdunu terk eden insan bir tek kendinden kaçıyor.

Bereketli toprakların bereketi kanlı topraktan kaynaklanmıyor mu?
Anadolu her tarafı kanla yıkanmadı mı?
Şimdi buna kimin canı yanıyor?

İnsanlığın geldiği nokta bu!
Git bakalım şimdi nereye gideceksin?
Anla artık;
Çanlar kimin için çalıyor?
Sen vatan, vatan sensin!
Önder Karaçay

"Her Türk yeniden bestelenmesi gereken bir Türküdür." // Önder Karaçay 

http://www.edebiyatdefteri.com/siir/991347/

26 Ocak 2016 Salı

Kur'an-ı Kerim Yunus Suresi 100. Ayet der ki; "Akıl ve vicdanını cesaretle kullanmayan toplumların tepesine pislik yağar." Sonu helak olmaktır. Ölü helak olmaktan anlamadığı için insan CANLI HELAK oldu zalimler.

Fitne ve Fesat Bitti! 

AKIL, VİCDAN VE CESARETİNİ KULLANMAYAN TOPLUMLARIN TEPESİNE PİSLİK YAĞAR VE SONU HELAK OLMAKTIR, FİTNE VE FESAT BİTTİ! // Önder Karaçay

"Vatansızlar; hile, fitne ve fesat ile proje ve taşeronlarla gerçek vatanın sahiplerinden vatan alabileceklerini mi sanıyorlardı? 1948 yılında parayla çakma devletçik kurmaya benzemez Türklerin vatanını ellerinden almak, alabilecekseniz hainlerle değil, taşeronlarla değil, parayla değil, varsa bizim gibi yüreğinizle gelin. Bulundukları ve devlet kurduklarını zannettikleri toprakta biz zamanlar Türklerindi. Haddinizi bilin kendinize gelin artık. Zulmünüz, zalimleriniz, fitne, fesadınız, oyunlarınızın hepsi çöp oldu. Fitne bitmez sanıyorlardı." // Önder Karaçay

Kur'an-ı Kerim Yunus Suresi 100. Ayet der ki; "Akıl ve vicdanını cesaretle kullanmayan toplumların tepesine pislik yağar."

Sonu HELAK olmaktır. Bakın bir Türk genci akıl, vicdan ve cesaretini yaptığım büyük duam kabul oldu ve neler yaptık. Çoğunuz hala inanmıyor, hala korkuyor, hala bana ne diyorsunuz! Helak mı olmak istiyorsunuz? CANLI HELAK olanlar gibi..

Ben bir işsizim ve ölene kadar akıl, vicdan ve cesaretimle özgür yaşayacağım ya siz?

Akıl, vicdan ve cesaretini yanlış yollara saparak kullananları düşünün nasıl CANLI HELAK oldular. Onların şu an ne yaşadığını düşünün! Aynı durumda olmak ister misiniz?
 
Önder Karaçay



http://www.antoloji.com/fitne-ve-fesat-bitti-siiri/

"Türkler asla tarihlerinde vatan yitirmemiştir. Hatta 19 Ocak 2016 tarihinden sonra dünya ilk ruhuna kavuştu ve Türklerin yönetimine tekrar adalet, hak, kukuk, insanlık, vicdan için geçti. Zalimler Mahşer denizinde CANLI HELAK oldular. Çünkü ölü helak'tan insanlık ders almadı birileri parayla azdı ve birilerini azdırdı. Çırpınmak CANLI HELAK olma belirtisidir. Dünyada zulüm bitti. Türklerle." // Önder Karaçay



"Türkler asla tarihlerinde vatan yitirmemiştir. Hatta 19 Ocak 2016 tarihinden sonra dünya ilk ruhuna kavuştu ve Türklerin yönetimine tekrar adalet, hak, kukuk, insanlık, vicdan için geçti. Zalimler Mahşer denizinde CANLI HELAK oldular. Çünkü ölü helak'tan insanlık ders almadı birileri parayla azdı ve birilerini azdırdı. Çırpınmak CANLI HELAK olma belirtisidir. Dünyada zulüm bitti. Türklerle." // Önder Karaçay

"Türkiye Cumhuriyetinde üst akıl Türk Milletidir." // Önder Karaçay

ÜST AKIL REZALETİ NEDİR?

"Türkiye Cumhuriyetinde üst akıl Türk Milletidir." // Önder Karaçay

Bu gerçeğin altını çizdikten sonra; Cumhurbaşkanının ve bazı gazetecilerin televizyonlarda, gazetelerde halkın kafasını karıştırmak ve halka yalvarmak amaçlı kurtarın beni anlamına da gelecek bu üst akıl rezaletini dünyada ilk ben yazıyorum. Çünkü başka yazacak veya yazabilecek bir delikanlı çıkmadı. Çıkmıyor.

Ancak bir Türk yazabilir.

Ne demişti bu dünyanın kendilerini gizli devletçiği sanan put para imparatorluğu Anadolu'da ki planlarımızı Mustafa Kemal diye biri çıktı ve biz planımızı 100 yıl ertelemek zorunda kaldık.

Atatürk'ü sırtından vurmaya kalkan çakma Atatürk askeri görünümlü de askerler bulmuşlardı içimizde. Yalnız gerçek Atatürk'ün askerlerini yani bizleri, yani bir İŞSSİZ'i unutmuş, hatta o işsizi kendilerine köle edemedikleri için işten çıkarmış, iş vermemiş, görmezden gelmiş, dışlamaya kalkmışlardı.

Mobbıng Bank Türk Fırtınası gerçek üst akılın kim olduğunu söylüyor.

Benim milletim diyenler üst akılın projesiyle 100 yıllık hayallerini gerçekleştirmek için kurdukları partide projeydi, milletten habersiz yaptıkları da projenin bir parçasıydı.

Bu sebeple bütün siyasi partiler kapatılacak. Yine dünyada örneği olmayan ve sadece benim bildiğim Partisiz Parlamenter sistem gelecek, Türk Devlet Başkanı bir kadın ve bir erkekten olacak parlamento kendiliğinden illerin gönderdiği vekillerle partisiz temsil edilecek meclis kendi hükümet ve Başbakan ve Bakanlar Kurulunu seçecektir. Devlet Başkanları sembol ve ağırlığı Türk Devleti Başkanı olacak çok önemli kararları onaylayacaklar Türk Milleti adına.

Siyasi partilerin neden tamamının kapatılması gereğine ayrıca ayrı bir yazıyla detaylı yazacağım.

Üst akıl rezaleti de bitti.
 
Önder Karaçay


http://www.antoloji.com/ust-akil-rezaleti-nedir-siiri/