30 Haziran 2016 Perşembe

TÜRK FIRTINASI // Önder KARAÇAY: Muhalefetsizlik // Yüzleşmek // Önder Karaçay

TÜRK FIRTINASI // Önder KARAÇAY: Muhalefetsizlik // Yüzleşmek // Önder Karaçay: Muhalefetsizlik // Yüzleşmek // Önder Karaçay Posted on   30 Haziran 2016 by   Mobbing Bank Türk Fırtınası Önder Karaçay Muhalefets...

Muhalefetsizlik // Yüzleşmek // Önder Karaçay

Muhalefetsizlik // Yüzleşmek // Önder Karaçay

icerik
Muhalefetsizlik // Yüzleşmek // Önder Karaçay
 
“Yüzsüzün yüzünü yüz kere yüzdüm, altından bir yüz ve yüzsüzlük daha çıktı.”
 
Yukarıdaki sözüm sermaye, finans, bir banka ve bankacılık sektörü içindi.
 
Bugün bu söz ülkemizde sözde muhalefet içinde artık gerçek olmaya başladı.
 
Bir ülkede doğru iş yapmayan iktidar varsa, kanunla kendini koruyarak hukuksuz faşizm üretiyorsa, doksan yıllık birikimleri satarak yandaşlarla cebe indiriyorsa, hukuk ve adalet öldürülerek yargı siyasallaşarak yok ediliyorsa, terör bir ülkenin sorunu değilken en büyük sorunlardan ve halkın can güvenliğini tehlikeye atacak boyutta iktidar sebebiyle gelmişse sebebi muhalefettir.
 
Altı aydır kitapla siyasete, sermayeye muhtıra verdim. Altı aydır yaptıklarım kadar bu ülkede on dört yıldır muhalefet yapmayan siyasi partiler var.
 
İktidar yerine halka muhalefet yapan partiler var.
 
Muhalefet iktidarın korkulu rüyası değilse mecliste orada muhalefetten söz edilemez. Muhalefet yoksa kötü niyetli olan her iktidar istediği gibi at oynatır. Ve yaşananlar ile ortaya çıkan sonuç budur.
 
Hafta da bir kere Salı günleri kürsü bülbülleri gibi mahalle kavgası düzeyinde muhalefetin iktidarın ekmeğine yağ sürdüğünü bugün hala anlayamayan milyonlarca insan var.
 
Bugün muhalefet partilerinde parti başkanı değiştirmek isteyenlere sormak isterim; siz on dört yıldır ne yaptınız? Bu muhalefetin içinde sizde vardınız. Eğer bugün ortaya çıkmışsanız oyuncu değiştirmek isteyen niyetlerin adına çıkmışsınızdır.
 
Bir örnek çok ibrettir. Batının sermaye ve finans karakolu iç ihanetlerin talebiyle Cumhurbaşkanı seçiminde Cumhurbaşkanı adayını Ekmeleddin diye gösteren Cumhuriyet Halk Partisi o gün hem Atatürk’e ve hemde Türk Milletine muhalefet yapmıştır.
 
Dönüyoruz bugün Ekmeleddin hangi partide diye bakıyoruz; Milliyetçi Hareket Partisinde vekil olarak görüyoruz.
 
Bu bize şunu söylüyor; muhalefet partilerini içimize sızmış dış mihraklarla bağlantılı birilerinin yönlendirmesi sonucu kendi kendilerini yönetmediklerini ortaya koymaktadır.
 
Bunca seçim kaybedip hala makam ve koltuk işgal eden ne kadar muhalefet parti ve başkanı varsa hepsinin Türk Milletinde karşılığı bitmiştir.
 
Batı ve batı çıkarlarına oyuncu olmak adına ortaya çıkan herkes evinde otursun.
 
Bu ülkede batı çıkarına siyasetin devri bitmiştir.
 
Bütün tehditleri batıdan alıp batının oyuncusu olmak nasıl bir gaflet, nasıl bir garabet, nasıl bir delalet ve nasıl bir ihanettir.
 
Bu ülke ne sermaye mafyasının malıdır, ne de siyasi partilerindir.
 
Herkes artık haddini bilmek ve milli çıkarlara uygun çizgiye gelmek, bu işi Türk Milleti çıkarına yapmayan her kişi, kurum ve kadroların görevlerini bırakmaları gerekir.
 
Ülkede teröre göz yumulurken, çocuklara tecavüz edilirken, işsizlik çok büyük bir sorun halindeyken, ekonomi batmışken, yargı görev yapamaz hale gelmişken, batı ve uşaklarının sözü artık bu ülkede geçemez.
 
Bugün bu ülke bu hale getirilirken seyreden ve bunu halka anlatarak halkı uyandırmadığı için en büyük suçlu muhalefettir. Bugün terör eylemlerinden bile suçlu ana muhalefet partisini gösteriyorsa iktidar muhalefetin bu ülkede yok sayılacak kadar varlığının artık sorgulanır hale gelmiş olmasıdır.
 
İktidar milli ekonomiyi özelleştirmeler ile yandaşlarıyla cebe indirirken susarsanız bugün işte böyle asil tarafından sorgulanır hale gelirsiniz.
 
Terörü açılım adı altında barış yapıyoruz şemsiyesi ile ülkeye yerleştiren, besleyen, muhatap alan, mücadele yerine müzakere yapanlar on dört yıldır ülke yönetecek gerçek muhalefet yapmak halkı tek tek kapı kapı dolaşıp uyandırmazsanız sizde ancak muhalefet olarak piyon olursunuz.
 
Tüm muhalefet partileri sadece parti başkanlarını değiştirerek oyunu değiştirmeden bu sorunu çözemezsiniz. Milli üretim ekonomisini, kuracak, Atatürk devrimlerini tamamlayacak bir zihniyet ve ekiple karşımıza kadrolarını da değiştirerek çıkmazsanız bir daha ki seçimde sandığa gömülürsünüz.
 
Bu ülkenin sorunu meclis içi ve meclis dışı muhalefet sorunudur. Hepsinin derdi şimdi de bizi kullanın derdidir. Türk Milletinin çıkarı için kendisini başka şer odaklara kullandırmayan siyasi parti ve ekiplere, programlara ihtiyaç vardır.
 
Sermaye bu ülkede söz sahibi olamaz. Sermaye ancak yargı önünde ihanetinin hesabını vermelidir. 2001 yılı krizinde nasıl vurgun vurdular bunun hesabını vermeliler. Sonrasında dünya mafyalarıyla nasıl Türk Milleti aleyhine faaliyetler içine girdiler bunun hesabını vermeliler.
 
Batı çıkarına işbirlikçi olan ne kadar sermaye sahibi varsa; paralarını da, şirk kurumlarını da, adamlarını da alsın gitsinler.
 
Para da bulunur, iş yapacak adam da bulunur.

Önder Karaçay
Mobbıng Bank Türk Fırtınası Sır Kitabın Yazarı 

29 Haziran 2016 Çarşamba

TÜRK FIRTINASI // Önder KARAÇAY: Terör, Batı İle İlişkiler ve Milli Siyaset Gereği ...

TÜRK FIRTINASI // Önder KARAÇAY: Terör, Batı İle İlişkiler ve Milli Siyaset Gereği ...: Terör, Batı İle İlişkiler ve Milli Siyaset Gereği // Yüzleşmek // Önder Karaçay Posted on   29 Haziran 2016 by   Mobbing Bank Türk Fırtın...

Terör, Batı İle İlişkiler ve Milli Siyaset Gereği // Yüzleşmek // Önder Karaçay

Terör, Batı İle İlişkiler ve Milli Siyaset Gereği // Yüzleşmek // Önder Karaçay

teror
Terör, Batı İle İlişkiler ve Milli Siyaset Gereği // Yüzleşmek // Önder Karaçay
 
Ülkemiz otuz beş yıldır tüm tehditleri batıdan aldığı halde batı ile hem dost hem de düşman gibi ikircikli bir siyasetin artık mümkün olmadığını öncelikle devleti yöneten sorumluların, sonrasında Türk Milletinin bunu net görmesi gerekir.
 
İnsan terörü batı kaynaklıdır,
Finans terörü batı kaynaklıdır,
Sermaye terörü batı kaynaklıdır,
Medya terörü batı kaynaklıdır,
Ayrımcılık ve şiddet terörü batı kaynaklıdır,
İç ihanet ve taşeron terörü batı kaynaklıdır.
 
Terör bir maşadır, araçtır. Batı insanı, finansı, sermayeyi, medyayı ve içimizden devşirdikleri ihanetleri Türk Milleti aleyhine birer teröre ve tehdide dönüştürmüştür. Her terör örneği birilerinin niyetine hizmet eder. Terörü besleyen, kullanan emperyalizmdir. Bugün ki emperyalizm Amerika ve bölgemizi fitne, fesat ve terörle kana bulayan çakma devlet ve Avrupalı işbirlikçileridir.
 
Irak ve Suriye komşularımızı bölmek ve parçalamak isteyenlerin projelerinde taşeronluk yapanlar bugün o çizgiden bir adım uzaklaştıklarında terörle tehdit edilmektedirler.
 
Terör örgütlerine bizim kara gücümüz diyen ülke kimse terörü gerçekleştiren de o ülkedir.
 
O zaman çare nedir?
 
Çare ulus devletimizi hedef alan, milli ekonomisine daha fazla zarar vermek isteyen, turist gelmesini engellemek için Rusya ile anlaşmanın olacağı bir günde Atatürk Hava alanın da gerçekleşen terör eyleminin amacı da budur.
 
Her ülkeden ülkemize gelmek isteyen turistlere ülkemizin terör ülkesi olduğu imajını yaymaktır.
 
Şer batının medyası patlama sonrasında bunu böyle anlatmıştır.
Atlantik artık Türk Milletinin dostu değil düşmanıdır. Bu ülke ile hem dost hem düşman olarak yola devam edemeyiz.
 
Müslüman kardeşler ihvan siyasetini bırakıp milli siyaset yapmak zamanıdır.
 
Suriye devleti ile komşuluk ve dostluk ilişkisi kurularak bu bölgedeki tüm terör temizlenmelidir.
 
Rusya bizim gibi ulus bir devlettir ve çıkarlarımız aynı coğrafyada olduğu için ortaktır. Rusya ile iyi komşuluk ve dostluk içinde milli çıkarlara uygun dış siyaset ve bölgemizin güvenliği için ortaklık yapılmalıdır.
 
Rusya, Azerbaycan, Irak, İran ve Suriye ile milli çıkarlarımıza uygun milli bir dış siyaset çizgisine gelerek bu şer ülkeyi ve teröristleriyle birlikte göndermek tek çaredir.
 
Nato ve üsleri tamamen kapatılmalıdır. İncirlik üssü çok ivedi kapatılmalı terörü besleyen kanal tıkanmalıdır.
 
Suriye sınırımızda ne kadar terör varsa hepsini kullanan Atlantik ötesi düşman olup İncirlik üssünü açık tutmak terörü kendi elimizle beslemektir.
 
Ülkemizi yönetenler bu konuda çok cesur olmalıdırlar.
 
Bunun tersi yönünde bir siyaset izleme ısrarı hem bu ısrarı gösterenlere hem de ülkemiz ve milletimiz için daha büyük zararlara yol açacaktır.
 
Türk Milleti bu konuda çok kararlı ve azimlidir.
 
Türkiye Cumhuriyetini yönetiyorsanız ya bunları Türk Milleti adına yeni bir acı daha yaşanmadan yaparsınız ya da yapanlar gelir.
 
Suriye bölünemez, Irak bölünemez… Suriye ve Irak bölünürse bu bölünme ülkemizi ve Iranı bölmeye kalkarak bölgemiz daha karmaşık ve terörü daha başa çıkılmaz bir coğrafyaya çevirir.
Şer batıda bunu anlamak zorundadır.
 
Öyle terörü lanetleyip sonra terörü silahla destelemek, eğitmek nedir? Bunun cevabı çok net ve ağır olmalıdır batıya.
 
Avrupa içinde Gümrük Birliğinde çıkış yönünde bir uyarı yapılmalı ve gereği yapılmalıdır.
 
Türk Birliği kurulması için Çin’e kadar olan tüm Türk Devletleri ile derhal irtibata geçilerek Arap bataklığı ve Atlantik çizgisinden derhal uzaklaşılmalıdır.
 
Biz bu coğrafyada ancak komşularımızla huzur içinde yaşayabiliriz. Suriye düşmanlığının ve Irak’ı bölmeye kalkmanın faturasının bize çıkacağını göremeyenler ya milli çizgiye gelirler ya da giderler milli çizgide dış siyaset yapanlar gelir.
 
Son aylarda yaşanan terör saldırıları bizlere gerçekleri görme şansını vermiştir. Bu şansı milli siyaset adına kullanmayan herkes bu kan bataklığında boğulur.
 
Bir gerçek daha görülmelidir ki materyalist bir kapital ekonominin tüketim, borç, gelecek hırsızlığı, can güvenliği sıkıntısı üretiyorsa o materyalizmin çöktüğünü ve geleceğimizde daha insani bir hayat tarzı kurmamız gerektiğini, batıdan uzaklaşıp, batıyla ilişkilerimizde çok daha mesafeli olmamız.
 
Ülkemiz bütün tehditleri gerek insani, gerek finansal, gerek ekonomik, gerek toplumsal, gerek medya anlamında tüm terör ve tehditleri batıdan almaktadır. O zaman batının bu bağlarını kestiğinizde terörde bitecektir.

Önder Karaçay
Mobbıng Bank Türk Fırtınası Sır Kitabın Yazarı

28 Haziran 2016 Salı

TÜRK FIRTINASI // Önder KARAÇAY: Akbank, Tanrılar Okulu ve Dünya Tröst Mafyalarıyla...

TÜRK FIRTINASI // Önder KARAÇAY: Akbank, Tanrılar Okulu ve Dünya Tröst Mafyalarıyla...: Akbank, Tanrılar Okulu ve Dünya Tröst Mafyalarıyla İşbirliği // Görülen Lüzum Üzerine // Önder Karaçay Posted on   13 Şubat 2016 by   Mob...

Akbank, Tanrılar Okulu ve Dünya Tröst Mafyalarıyla İşbirliği // Görülen Lüzum Üzerine // Önder Karaçay

Akbank, Tanrılar Okulu ve Dünya Tröst Mafyalarıyla İşbirliği // Görülen Lüzum Üzerine // Önder Karaçay

588b8054-ff3f-4b89-b5e3-36482dcc1162
Akbank, Tanrılar Okulu ve Dünya Tröst Mafyalarıyla İşbirliği // Görülen Lüzum Üzerine // Önder Karaçay
 
2009 yılında Türk Milletine Servi hatırlatan Chathaume House Thing tank kuruluşuna üye olan Suzan Sabancı Dinçer, aynı zamanda Ali Koç ile birlikte Amerika adına faaliyetlerini Endeavor’u ülkemize getirerek dünya tröst mafyasıyla işbirliği yapmıştır. Ayrıca 2007 yılından bu yana dünya sermaye mafyası olan ve toplantılarını Bildenberg denen yerde gizli yapan bu mafyanın ülkemizdeki faaliyetlerini Mustafa Koç yönetmekteydi Suzan Sabancı Dinçer bu toplantılara ya kendisi ya da kendisini temsilen birisini gönderiyordu.
 
2010-2012 yılları arasında bir bölge müdürü şubelerin her sattığı ürünü çan sesleriyle ÇANI ÇALIYORUZ diye Müslüman mahallesinde salyangoz satıyor kutlama yapıyordu.
 
2007 yılında Akbank içinde benimde olduğum bir kaç kişiyi geleceğin liderleri olarak Tanrılar Okulunda eğitime alıyordu…Eğitimin kısa konusu kredi kartı bir tanrıdır, banka bir tanrıdır, borç bir tanrıdır, tüketim bir tanrıdır, teknoloji bir tanrıdır…Önce bu tanrılara bizim tapmamız gerektiğini sonrada mudilerin tapmaları için bankaya ve ürünlerine bağımlı yapmamız gerektiğini öğretiyorlardı…
 
Bugün şubelerini kapatarak bankacı arkadaşlarımızı sebepsiz işten çıkaran bu bankanın amacı reklamlarından da anlaşılacağı üzere mudileri memur gibi kullanmak, teknoloji ile maliyetsiz çok parayı mudileri bağımlı hale getirerek sürekli kredi kartı ve bireysel kredi gibi kanunla korunan tefecilik ürünleriyle sömürmektir. Mobilin bankası demek teknoloji tanrısına hem tapacaksınız hemde kendi bağımlı halinizle sürekli kendinizi kendi isteğinizle sömüreceğiz demektir. Mobilin bankası demek kanunla korunan karşılıksız para basma ve haksız alacaklı olma hakkını veren kredi kartı ve kanunla korunan bireysel kredi tefeciliği ile sermayelerine sermaye katarak işbirlikçi dünya sermaye tröstlerini zenginleştirmek adına finans karakolu görevini borsa aracılığıyla komisyonculuk yaparak zenginleşmektir.
 
Sermaye haddini aşmış vatanımızı ve milletimizi tehdit eden dünya mafyalarıyla işbirliği yapar hale gelmiş bunu da aleni yapmaktan çekinmemiştir.
 
Bu eğitimin daha detaylı kısmını aşağıda yazdım…
 
Soruyu en sonunda sormuştuk,
Şiirde de soruyu en sonuna bırakacağım.
 
Bir gün çalıştığım kurumda bir derse davetliydim,
Bizleri niyetlerine hizmet adına geleceğin lideri olarak görüyorlarmış,
“Tanrılar Okulu” adlı ‘Best Seller’ olmuş kitabının yazarı,
Ders verecekti, önce konuyu anlayamamıştık.
 
Kendisinin; pragmatik bir eylem filozofu,
Bilim adamı, girişimci, eğitmen, iş adamı,
Ekonomist, sosyolog, yazar olduğunu öğrenince,
Liberal bir düşünce dersi olduğunu çakmıştım.
 
Prof. D’anna yüzden fazla konferans vermişti bu konuda,
Ekonomi ve sosyoloji üzerine birçok çalışması vardı,
Bireyin özgürlüğü üzerineydi dersin konusu,
Devrim niteliğinde diye sunuluyordu bize.
 
Oysa yüce yaratan hepimizi özgür yaratmamış mıydı?
Soruları dersi anlattıkça bende çoğaltıyordu.
 
Cenneti portatif görüyordu Portatif Cennet adlı,
Girişim psikolojisi manifestosunda,
“Tanrılar Okulu” adlı eseri de aslında manifestoydu,
Bireyde psikolojik devrim amaçlı.
 
Kime hizmet edeceği çoğu tarafından anlaşılmayan,
Sonradan hayatımızda tanrılaştırılacak olan,
Ürünlerin habercisi olmaya gelmişti.
 
İnsanlığın zihinsel paradigmalarını yıkmak istiyorum diyordu,
İnsanlık dışı paradigmaları değil insanlığın diyordu.
 
Hedefe kimi ve niçin koyduğunu dinleyen kaç kişi anlıyordu?
Hala çok merak ettiğim gibi, anlamayanın çok olduğunu,
Bugün ülkemizin bireysel özgürlük adına,
Yerle bir edilen insanlığın halini görünce,
Daha iyi anlıyordum.
 
Kapital ekonomiye etik diyordu,
Emeğin özgürleşerek sömürülmesine fikir diyordu.
 
Finansal güce aşkla tapmalısınız demeye getiriyordu sözü en son ekledikleriyle,
Çoğu şaşırıyordu, vay bee! diye tanrılar okulu varmış haberimiz yok diye!
 
Böyle bir zihniyet şemsiyenin altında hepinizi,
Uyum altına alarak yeni liderler dersini size de vermek istedim,
Sorusu olan var mı dediğinde?
 
Sizin kaç tanrınız var sorusuyla karşılaşınca,
Anlamadığını söylüyordu, biat etmeyen soru belli ki rahatsız etmişti.
 
İşte o dayatmaya karşı bu şiirde bir manifestoydu,
Hem de insanlığın yıkılmayan beşiği Anadolu’dan!
 
Başka bir Türk sormuş, başka bir Türk bu cevabı yazmıştı.
 
Şimdi sıra bu dersi bize vermeye kalkan,
Zihniyetin almasına gelmişti.

Önder Karaçay
Mobbıng Bank Türk Fırtınası Sır Kitabın Yazarı

24 Haziran 2016 Cuma

TÜRK FIRTINASI // Önder KARAÇAY: Finans Kapital Destekli Faşizm ve Çaresi // Türk F...

TÜRK FIRTINASI // Önder KARAÇAY: Finans Kapital Destekli Faşizm ve Çaresi // Türk F...: Finans Kapital Destekli Faşizm ve Çaresi // Türk Fırtınası // Önder Karaçay Posted on   25 Haziran 2016 by   Mobbing Bank Türk Fırtınası ...

Finans Kapital Destekli Faşizm ve Çaresi // Türk Fırtınası // Önder Karaçay

Finans Kapital Destekli Faşizm ve Çaresi // Türk Fırtınası // Önder Karaçay

BkjA6ATCMAASRe3
Finans Kapital Destekli Faşizm ve Çaresi // Türk Fırtınası // Önder Karaçay
 
Faşizm her gün adım adım hepimize yaklaşırken bizler hala aynı dağınıklık içindeyiz ve milli birlik ve beraberliğimizi ideolojik bataklıkların içinde heba etmiş durumdayız. Hangi partiyle bu faşizme karşı iktidar olacağız? Bunu bile daha netleştirebilmiş durumda değiliz. Gerçeklerle yüzleşmezsek daha fazla dayak yeriz.
 
Cumhuriyet Halk Partisi bu yönetimle ve bu kadroyla daha kaç seçim kaybetmeyi düşünüyor? Cumhuriyeti kuran parti hangi söylemi ve halkı bu gaflet ve delaletten kurtaracak bir programı var? Bilen varsa söylesin…Kısır döngü iç çekişmelerin malzemesi olanlar iktidara gelebilirler mi?
 
Aşağıda yazdıklarımı yapabilecek bir siyasi parti ve programı varsa Türk Milletinin karşısına çıksın. Aksi takdirde bunun tersini yapan hepsini reddetmeliyiz.
 
Kamulaştırmayı hangi parti yapacak?
İşsizliğe hangi parti nasıl bir çözüm bulacak?
Milli üretim ekonomisini hangi parti nasıl yeniden kuracak?
Borçlar ne olacak?
Bankacılık sektörünü hangi parti kamulaştıracak, yabancı banka faaliyetlerine son verecek, kredi kartı ve bireysel kredi tefeciliğini bitirecek olan bir siyasi parti var mı?
Avrupa Bakanlığını kapatıp yerine Denizcilik Bakanlığı hangi parti kuracak?
Tarım ve Hayvancılığı devlet desteği ile ayağa hangi parti kaldırarak?
Dış siyasette tüm komşularımızla işbirliği ile yurtta sulh, cihanda sulh ile Nato ve Amerika ile terörü besleyen batı ülkeleriyle işbirliğini askıya hangi alacak?
Finans ve sermaye ihanetine kim son vererek, borsayı kim kapatacak?
Kumarhane, tefeci ekonomisine kim son verecek?
 
Bu ülkede kimlik siyasetini üreten bugün ki Cumhurbaşkanıdır. Kimlik siyaseti etnikte olsa, dini anlamda mezhepsel de olsa iptidai ve çağ dışıdır.
 
Faşizm işte böyledir. Ağlarını bir örümcek gibi yavaş yavaş nakış işler gibi işler.
 
Bir gün bu ağın dışına çıkamayacağınızı anladığınızda yaşadığınıza faşizm demeye kalkarsanız hiçbir manası olmayacaktır.
 
“Eşkal ve niyeti defalarca tarif edilmiş olmasına rağmen,
Toplumun geneli tarafından yaşanırken teşhis edilemeyen,
Kendini tanımak zorunda kalındığında baş edilemeyen,
Niyetine ters gelen her düşünceyi, insanı ve olguyu yok eden,
Bu gidiş küf bakterisi, rutubeti bol, çürüten bir faşizm yoludur.”
 
Bugün finans kapital faşizminin siyaset faşizmine karşı çıkmasının hiçbir ehemmiyeti kalmamıştır. Bu dönekler yarın tekrar çıkarı için herkesi satarlar. Bu liboş liberaller daha dün 28 Şubat darbesini desteklemiş, 2001 yılı krizinde vurgun vurmuş, batıyla ihanet boyutunda işbirliği içine girmiş halleriyle Türk Milletinin 1950’den bu yana lehine değil aleyhine faaliyetlerdir. Tüsiad, Müsiad, Tuskon vb adı ne olursa olsun. Hiçbirinin bu ülkeye artık faydası yoktur ve Türk Milletine düşmanlık etmişlerdir ve bundan sonra faydası olmasını beklemek aynı yanlışa devam etmek anlamına gelir. Etnik ve mezhep ayrımcılığıyla 2000’li yıllardan sonra ülkemizi hem bölmek ve hemde parçalamak isteyen, milli ekonomiyi birlikte talan edenlerin masum hiçbir tarafları yoktur.
 
Çare nedir diyebilirsiniz? Çok yazdım. Yine kısaca yazayım. Önce milli bir yönetime kavuşacağız, sonra Türk devrim yasalarını çıkartacağız, Cumhuriyetimizi ilk kuruluş ve kurtuluş ayarlarına getirerek yarım kalan Atatürk devrimlerini tamamlayacağız, kamulaştırmalara başlayacağız, milli üretim ve kamulaştırılmış milli üretim bankacılığı yapacağız. Başka çare kalmamıştır. Aksi takdirde suçlular suçlarını bertaraf etmek için faşizmin şiddetini artırdıkça bizim ülke ve toplum olarak zararımız katlanacaktır.

Önder Karaçay
Mobbıng Bank Türk Fırtınası Sır Kitabın Yazarı